Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/6862 E. , 2025/2009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3202 E., 2020/491 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/6862 E. , 2025/2009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3202 E., 2020/491 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği, nitelikli tehdit suçu yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından beraat kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Amasya 1. Ağır Mahkemesinin, 04.04.2019 Tarihli ve 2018/541 Esas, 2019/250 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında 1. Katılan ...'ye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-(d), 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ...'e karşı nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-(a), 43/2 del. 43/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 Tarihli ve 2019/3202 Esas, 2020/491 Karar Sayılı Kararı İle 1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli tehdit suçundan kurulan hükme yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılan ...'e karşı nitelikli tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın cezasında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri uyarınca ceza indirimi yapılmasının hatalı olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılan ...'ye yönelik eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın suçta kullandığı bıçağın öldürmeye elverişli oluşu, olay anına ilişkin görüntü tutanağı ve yargılama aşamasında yapılan görüntü kayıtlarının izlenmesi sonucu yapılan tespitlere göre sanığın katılanın göğüs bölgesine doğru bıçağı salladığına ilişkin tespit, tanık ...'ın sanığın eylemine devam etmesini engellemeye çalışması ve sanığın eylemine devam etme çabası ile bıçağın elinden zorla alınması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu yönündeki tespitte isabetsizlik bulunmadığı, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, kanuni, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık hakkında nitelikli tehdit suçuna ilişkin Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme gereği kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararında katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/3202 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararına yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-(h) maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili bölümüne, “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesine göre 5.450,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.