Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/7206 E. , 2025/9478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4126 E., 2024/2719 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/7206 E. , 2025/9478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4126 E., 2024/2719 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2023 tarihli ve 2021/541 Esas, 2023/602 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/1-a, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2023/4126 Esas, 2024/2719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında eksik ceza verildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesini gerektirir bir neden bulunmadığına, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri ile lehe olan hükümlerin uygulanması, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın motosiklet ile katılanın ise taksi ile trafikte seyir halindeyken yaşadıkları sözlü tartışmanın devamında araçlarından indikleri ve karşı karşıya geldikleri, sanığın katılana tekme ve yumruk atmak suretiyle katılanı basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırıklarına ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; 1. Olayın tek görgü tanığı olan, taraflarla bir yakınlığı veya husumeti bulunmayan tanık ....'nin sıcağı sıcağına alınan, dış etkilerden bağımsız ve ayrıntılı soruşturma beyanlarına itibar etmek suretiyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması isabetli olduğundan; tebliğnamede yer alan sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği yönündeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve 3.maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek makul oranda ceza belirlenmesi gerekirken, sanığın eylemi ile orantılı olmayan şekilde temel cezanın 2 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. 5237 sayılı Kanun'un takdiri indirim nedenleri başlıklı 62/2. maddesinde yer alan; "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler göz önünde bulundurulabilir. ... Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir." şeklindeki düzenleme karşısında; somut olayın özellikleri, sanığın davranışları ve yasada belirtilen diğer kriterler göz önünde bulundurularak sanık nazarında bireysel bir değerlendirme yapılmaksızın "Sanıkların atılı suçlardan yeteri pişmanlık sergilemedikleri ve cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak haklarında TCK 62 maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına" şeklinde, dosya kapsamına ve sanığın durumuna uygun düşmeyen, soyut ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2023/4126 Esas, 2024/2719 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi fazla ceza tayini ve takdiri indirim yönünden yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.