Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1702 E. , 2025/8939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3129 E., 2024/3153 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöne
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1702 E. , 2025/8939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3129 E., 2024/3153 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/220 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 31/3. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/3129 Esas, 2024/3153 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi, aksi kanaat var ise lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuğun suçta kullandığı av tüfeği ve adli emanette kayıtlı diğer eşyalar hakkında bir karar verilmediği görülmüş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsadere hususunda zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan av tüfeğinin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, katılanın hayati tehlike geçirecek, ağır (6.) derecede kemik kırığı oluşturacak ve duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmış olması hususları nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle suça sürüklenen çocuk lehine uygulanmamasına karar verildiği, hükmolunan ceza miktarı göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanması mümkün olan başkaca lehe hüküm bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/3129 Esas, 2024/3153 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2025/1702 E. 2025/8939 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, suça sürüklenen çocuk ...’in katılan ...’i neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım. Dosya kapsamına göre; katılan ... suça sürüklenen çocuk ...’in dayısı olup hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından kesinleşmiş mahkeme hükümleri nedeniyle arama kararı bulunmaktadır. Olay günü suça sürüklenen çocuğun savunmalarına göre bu nedenle aralarında tartışma çıkmış ve olay meydana gelmiştir. Katılan ... ise yazılı ve sözlü beyanlarında, suça sürüklenen çocuk ile arasında vurmaya çalışacak kadar sorun olmadığını, birlikte dayı yeğen ilişkileri bulunduğunu, bu nedenle babasının onu azmettirdiğini düşündüğünü, normalde suça sürüklenen çocukla bir husumetinin olmadığını söylemiş, babasının lafı ile kendisini öldürmeye çalışan suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmuştur. Suça sürüklenen çocuğun babası hakkında yapılan soruşturmada ek KYOK kararı verilmiştir. Olay günü katılanın köydeki evinde bulunan av tüfeğini alan suça sürüklenen çocuğun bu tüfeği dayısının şehir merkezindeki evine getirdiği, bu sırada dayısı ... ile aralarında çıkan tartışmada suça sürüklenen çocuğun av tüfeğini yere doğru çevirerek beş el ateş ettiği, bu atışlar sonucunda katılanın diz altı bölgesinden tek isabet alarak yaralandığı anlaşılmaktadır. Görgü tanığı bulunmayan olayda, dosya içerisindeki fotoğraflardan olayın oluş şekli belirlenebilecek durumdadır. Şöyleki; suça sürüklenen çocuk ile katılan apartmanın içinde olan dairenin girişinde tartışmış, suça sürüklenen çocuk tüfeği yere doğrultarak ilk atışı yapmış bu atış evin iç kısmında kapı eşiğinin yaklaşık 10 cm. içine isabet etmiştir. Yerdeki sekme izi olay yeri inceleme raporunda da vurgulanmıştır. Bu atıştan sonra kaçan katılanın arkasından önce yana doğru sonradan ise yine yere doğru toplam dört el daha atış yapmıştır. Suça sürüklenen çocuğun üç adet atışı katılana doğrultarak değil yana ve yere doğurtarak yaptığı, fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Tüfeği kaçış istikametine değil, diğer yana çevirip yere doğru ateşlemiştir. Suça sürüklenen çocuk son atışını ise yine yere doğru yapmış, bu atış fotoğraflarda göründüğü üzere karşı apartman dairesinin kapı eşiği ile zemin arasındaki alana isabet etmiştir. Av tüfeği ile gerçekleştirilen eylemlerde Yüksek Daire içtihadına göre mağdurun bacak bölgesinde toplu saçma girişi olması halinde “geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana gelebileceği” bilinen bir gerçek olduğundan özellikle bacağın diz üstünden başlayıp kasık bölgesine yaklaştıkça yoğunlaşan ana damarların hasar görmesi “muhakkak” ise kastın yaralama değil, öldürme olduğu kabul edilmekte, başka bir ifadeyle av tüfeği ile gerçekleştirilen ve doku kaybına yol açan toplu saçma girişlerinde ana damar ve toplu sinir paketinin isabet alması mutlak, ölümün ise kaçınılmaz olduğu bilinen bir gerçek olduğundan bu durumdan fail sorumlu tutulmaktadır. Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun açıkça katılanın dizaltı bölgesini hedef alması, dizaltı bölgesinden isabet halinde toplu saçma girişi de olsa ölüm sonucunun çok istisnai gerçekleşmesi dikkate alınarak kanaatimce ölüm sonucunun alınması “muhakkak” olarak değerlendirilmemelidir. Kastın belirlenmesi sırasında dikkat edilmesi gereken kriterleri somut olay üzerinde değerlendirmek gerekirse, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, olayda kullanılan tüfeğin kullanılış şekli, olay sırasında apartman koridorunda bulunan ve yakın mesafede olan katılanın baş, göğüs, batın, kasık ve uyluk kısımlarına hedef gözeterek ateş etme imkânı olmasına rağmen av tüfeğini açıkça yere ve diz altı bölgesine doğrultarak ateş etmesi, engel hal bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vererek olayda kullandığı av tüfeğini henüz kolluk güçleri gelmeden teslim etmesi, katılanda dizaltı bölgesinin dışında başkaca ciddi yaralanma bulgusunun bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürme suçuna yönelik olduğu şüpheli kalmaktadır. Bu nedenlerle vasıftaki şüphe suça sürüklenen çocuğun lehine değerlendirilerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğini düşündüğümden kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.