İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/1773 Karar: 2025/7183 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/1773 K.2025/7183

1. Ceza Dairesi 2025/1773 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3375 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan Antalya 22. Asliye Ceza Mah

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/1773 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3375 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan Antalya 22. Asliye Ceza Mah

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/1773 E. , 2025/7183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3375 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/498 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü ... (..........) ...........'nin, bu cezasının infazı sırasında, 27.02.2022 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine ilişkin Antalya 1. İnfaz Hâkimliğinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/4119 Esas, 2022/4185 Karar sayılı kararını müteakip, denetim süresi içinde 01.11.2022 tarihinde işlemiş olduğu aynı nitelikli suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine koşullu salıverilme kararının geri alınması talebinin, ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmediğinden bahisle reddine dair Antalya 4. İnfaz Hâkimliğinin 13.11.2024 tarihli ve 2024/1905 Esas, 2024/1916 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ve 2024/3375 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.01.2025 tarihli ve 94660652-105-07-39221-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve 2025/16588 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve 2025/16588 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7/3. maddesinde yer alan, "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır" şeklindeki düzenleme uyarınca hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme tekerrüre ilişkin olanlar hariç olmak üzere infaza ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı, 7242 sayılı Kanunun 48. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi, 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesiyle eklenen 09.11.2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunla değiştirilerek kabul edilen geçici 6. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca kabul edilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/6. maddesinde yer alan, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki ve 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 107/6. maddesinde, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/2. maddesi uyarınca şartla tahliye edildiği, 5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesinin hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'un 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/6. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin cezaevinde geçirilmesi gereken süre kadar devam edeceği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/2. maddesi gereğince hükümlünün üzerine atılı 11.03.2019 tarihinde işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçunun 5275 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde kapsam dışı sayılan suçlardan olmaması ve suç tarihinin de 30.03.2020 tarihinden önce olması nedeniyle, hükümlünün infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin cezasının yarısı oranında olması, denetim süresinin ise infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadar olması gerektiğinden, hükümlünün 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti hakkında cezaevinde geçirmesi gereken sürenin 10 ay olduğu, denetim süresinin de 10 ay olarak belirlenmesi gerektiği, hükümlünün şartla tahliye tarihinin 27.02.2022 olduğu, denetim süresi içinde 01.11.2022 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olması sebebiyle, şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 11.03.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum olan hükümlünün, cezasının infazı sırasında 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci madde hükmü dikkate alınarak 27.02.2022 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 27.12.2022 olan hükümlünün 14.10.2022-01.11.2022 tarihlerinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. 3. Şartla tahliye edilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür. 4. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonrası 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar olacağı ve süreli hapislerde bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür. 5. 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınacağı, aynı maddenin 14 üncü fıkrasında, denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. 6. Hükümlünün infaza konu suçun işlendiği suç tarihinden sonra şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca lehe kanun uygulamasında temel kural, eski ve yeni kanun hükümlerinin ayrı ayrı bir kül olarak değerlendirilip, hangi kanunun lehe olduğunun belirlenmesi ve şartla tahliye edilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir. 7. Bu açıklamalara göre; hükümlünün 7242 sayılı Kanun'un 48 nci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesine göre hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 11.03.2019 tarihinde işlemiş olduğu dikkate alınarak 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak tespit edilmesi ve aynı maddenin altıncı fıkrasına göre tabi olacağı denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı kabul edilerek denetim süresinin belirlenmesi gerektiği, bu uygulamanın hükümlü yönünden denetim süresi bakımından lehe gibi gözükse de hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre bakımından aleyhine olduğu anlaşılmaktadır. 8. 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci madde hükmü dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu 27.02.2022 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün, denetim süresinin 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadar olduğunun ve bu sürenin bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. 9. Hükümlünün, şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre ile buna bağlı olarak belirlenmesi gereken denetim süresinin sadece yapılan yasal değişikliklerin bir bölümü esas alınarak tespit edilmesi ve uygulanmasının mümkün olmadığı, yasal düzenlemenin bir bütün halinde olaya uygulanarak hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, bihakkın tahliye tarihi 27.12.2022 olan hükümlünün denetim süresi dolmadan hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infaza ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.12.2024 tarihli ve 2024/3375 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla