Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1778 E. , 2025/7635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2448 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda h
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1778 E. , 2025/7635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2448 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'ın, firar etme eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 22.11.2023 tarihli ve 2023/554 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin anılan Kanun'un 47/2. maddesinde belirtilen süre içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmadığı gerekçesiyle kabulüne ve anılan kararın iptaline ilişkin Ankara Batı 1. İnfaz Hâkimliğinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/9293 Esas, 2023/9625 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2024 tarihli ve 2024/1458 değişik iş sayılı kararını müteakip hücre disiplin cezasının onaylanmasına ilişkin Ankara Batı 1. İnfaz Hakimliğinin 16.02.2024 tarihli 2024/1409 Esas, 2024/1191 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Ankara Batı 1. İnfaz Hakimliğinin 07.03.2024 tarihli 2024/1409 Esas, 2024/1191 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli 2024/2448 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 94660652-105-06-23012-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve 2025/32110 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve 2025/32110 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.", aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan,“(Değişik:14/4/2020-7242/27 md.) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, hükümlünün firar etmesi üzerine 13.11.2023 tarihinde yakalandığının öğrenildiği, 14.11.2023 tarihinde muhakkik atamasının yapıldığı, 14.11.2023 tarihinde atanan muhakkikinin soruşturma raporu ve eklerini 21.11.2023 tarihinde sunduğu, anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 21.11.2023 tarihinde hükümlü hakkında karar verdiği anlaşılmakla, disiplin soruşturmasının usul ve yasaya uygun olduğu cihetle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin (2), (3), (4) ve (5) inci fıkraları; (2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır. (3) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir. (4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır. (5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklinde karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da gerekçe hususunda aynı ilkeler benimsenmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.04.2019 tarihli, 2018/9-593 Esas ve 2019/314 Karar sayılı kararında; “Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ile hükmün, dayanağını, denetlenebilirliğini, ikna ediciliğini gerekçe bölümünden alacağı vurgulanmıştır.. 5. Hükümlünün 03.10.2023 tarihinde açık ceza infaz kurumundan firar ettiği, firar eylemi nedeniyle hakkında tutanak tutulup, firar fişi düzenlendiği ve 04.10.2023 tarihinde kurum en üst amirince muhakkik atanmak suretiyle disiplin soruşturmasının kanunda öngörülen yasal süre içerisinde başlatıldığı, hükümlünün 13.11.2023 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna alınması üzerine, bir gün sonra 14.11.2023 tarihinde daha önce atanan muhakkikin kurum dışında görevli olması nedeniyle başka bir muhakkik atanmak suretiyle 04.10.2023 tarihinde başlatılan soruşturmanın yeni atanan muhakkik tarafından yapılmasının istendiği, görevlendirilen muhakkikin disiplin soruşturmasını tamamlayarak 21.11.2023 tarihli disiplin soruşturması raporunu Disiplin Kurulu Başkanlığına sunduğu ve Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından da 21.11.2023 tarihinde hükümlünün hücre disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 6. Hükümlünün, disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yasal süresi içerisinde şikayette bulunduğu, İnfaz hakimliğince yapılan inceleme sonunda verilen 18.12.2023 tarihli ve 2023/9293 Esas, 2023/9625 Karar sayılı kararla, "5275 sayılı Kanun'un 47/2. maddesine göre, hükümlünün firar tarihinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç 5 gün içerisinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekirken, yakalandığının öğrenildiği tarihten sonra 14.11.2023 tarihinde başlandığı" gerekçesiyle, hükümlünün şikayetinin kabulüne karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığının yaptığı itiraz üzerine itiraz mercii olan Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2024/1458 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne, İnfaz hakimliğinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/9293 Esas, 2023/9625 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, hükümlünün şikayetinin reddine kesin olarak karar verildiği ancak itiraz merciince verilen kararın "itiraza konu kurum kararı ile ilgili olarak ceza infaz kurumunca yapılan gözlemlerin önemli olduğu, kurum görevlilerinin hükümlü ile bizzat görüştükleri ve gözlemledikleri hususu ve özellikle Yargıtayın son zamanlarda benzer dosyalarda verdiği Kanun yararına bozma ilamları incelendiğinde benzer şekilde ceza infaz kurumu gözleminin ve kanaatinin tek başına yeterli olduğunu belirttiği buna göre tek başına ceza infaz kurumunun kanaati doğrultusunda verilen kurum kararının kanuna aykırılık teşkil etmediği" şeklinde gösterilen gerekçesinin somut olayla ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. 7. Ceza infaz kurumu tarafından, hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen disiplin cezasının infazına başlayabilmek için 5275 sayılı Kanun'un 48/3-(a) maddesi gereğince İnfaz hakimliğinden talepde bulunulması üzerine 16.02.2024 tarihinde onaylanmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcılığının 26.02.2024 tarihinde bu karara karşı "disiplin soruşturmasına kanunda öngörülen yasal sürede başlanmadığından onaylanmasına karar verilmemesi gerektiği ve ayrıca İtiraz merciinin bila tarihli ve 2024/1458 değişik iş sayılı kararının gerekçesinin dosya ile uyumlu olmadığını" belirtip itiraz etmesi üzerine itirazın yerinde olduğu kabul edilerek, 16.02.2024 tarihli kararın kaldırılmasına, onaylama isteminin reddine karar verildiği, İnfaz hakimliğince verilen 07.03.2024 tarihli ve 2024/1409 Esas, 2024/1191 Karar sayılı karara karşı Cumhuriyet savcılığının itiraz etmesi üzerine itiraz merciince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 8. Kesinleşmiş hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için adli ve idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli adli ve idari birimlere bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekmektedir. 9. Hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak 5275 sayılı Kanun'un 47/2. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde başlandığı, disiplin soruşturmasının görevlendirilen muhakkik tarafından kanunda öngörülen yasal 15 günlük süre içerisinde tamamlandığı ve hazırlanan disiplin soruşturması raporunun, Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu ve Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından kanunda öngörülen 3 günlük süre içerisinde hükümlü hakkında disiplin cezası verildiği, anlaşılmakla, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak disiplin soruşturmasının yasal süre içerisinde başlatılmadığına ilişkin değerlendirme ve kabullerin yerinde olmadığı ancak hükümlünün Disiplin Kurulu Başkanlığı kararına karşı yaptığı şikayetin kabulüne dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair itiraz merciince kesin olarak verilen bila tarihli ve 2024/1458 değişik iş sayılı kararın gerekçesinin somut olayla ilgili olmaması ve itirazın kabul edilme gerekçesine dair herhangi bir açıklamayı içermemesi nedeniyle, gerekçesiz olarak verilen bu kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve mevcut hukuka aykırılığın giderilmesi için adli ve idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli adli ve idari birimlere bildirimde bulunulmasına karar verilmesi ve itirazın bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2024 tarihli 2024/2448 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.10.2025 tarihinde karar verildi.