İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2591 Karar: 2025/7476 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2591 K.2025/7476

1. Ceza Dairesi 2025/2591 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/22 E., 2014/615 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adre

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2591 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/22 E., 2014/615 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adre

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2591 E. , 2025/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/22 E., 2014/615 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin sanığın duruşmada bildirdiği bilinen en son adresinin aynı zamanda MERNİS adresi olduğu, bilinen en son adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 22.06.2016 ve devamı tarihli dilekçeleri ile eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/615 Karar sayılı kararı ile; 1) Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 2) Sanık hakkında nitelikli hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125/1-3-a, 125/4, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 3) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden a) Sanığın katılanı yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle silahtan sayılan tuğla ile kasten yaraladığı olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezanın birden fazla ağırlaştırıcı nedenin (5237 sayılı Kanun'un 86/3 maddesinin (c) ve (e) bentleri) bir arada bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve aynı Kanun'un 86/3-c-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. b) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-c-e, 87/3. maddeleri kapsamında kalması, aynı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 22... ay olması karşısında, sanık hakkında olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Ve Nitelikli Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265/1 ve 125/1-4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlem olan 06.11.2014 tarihinde verilen mahkûmiyet kararları ile temyiz inceleme tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR 1.Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/615 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Ve Nitelikli Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe başlığı altında (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/615 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1). maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kamu görevlisine tuğla ile saldıran sanık kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme ve nitelikli hakaretten mahkum edilmiş; sanığın bilinen adresine doğrudan MERNİS ibaresiyle çıkarılan tebligat usulsüz bulunarak öğrenme üzerine yaptığı temyiz süresinde kabul edilmiştir.

Hukuki İlke: Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca önce bilinen adrese (21/1) normal tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligat usulsüzdür; kasten yaralamada TCK 66/1-d 15 yıllık zamanaşımı dolmamışken, direnme ve nitelikli hakarette TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı dolmuştur.

Uygulama Sonucu: onama, bozma ve düşme

Dava Strateji Notu: Bilinen adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS'e yapılan tebligatın usulsüzlüğü temyiz süresini yeniden açar; ayrıca her suç için ayrı zamanaşımı hesaplanmalı, süresi dolan suçlarda düşme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla