İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3026 Karar: 2025/6315 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3026 K.2025/6315)

1. Ceza Dairesi 2025/3026 E. , 2025/6315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2024/299 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3026 E. , 2025/6315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2024/299 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3026 E. , 2025/6315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2024/299 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/279 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/4526 Esas, 2020/7669 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanığın, katılanı 6136 sayılı Kanun kapsamına giren bıçakla batının sağ kasığa yakın bölgesinden, batının sol yan bölgesinden ve sağ toraks bölgesinde koltuk altından 10 cm aşağısından bıçakladığı, katılan hakkında aldırılan Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.6.2015 tarihli raporunda iç organ yaralanması (ince bağırsak), iç kanama (hemoperitoneum), büyük damar yaralanması (iliak arter ve ven) ve pnömotoraksa neden olan delici-kesici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği, ancak her bir yaralanmanın niteliği ve ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda açıklık olmadığının anlaşılması karşısında, katılandaki her bir yaranın niteliği ve ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra görev hususu da düşünülerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, temel ceza belirlenirken darbe sayısına, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi nazara alınarak sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, doğrudan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 87/1-son maddesi gereği 5 yıl hapis cezasına çıkarılması suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması, hesap hatası yapılarak “2 yıl 13... gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Bozma sonrası Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2023/240 Esas, 2024/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca cezanın 2 yıl 13... gün hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığına, eyleminin meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın katılanı sağ hemitoraks lateral bölgeden, sol paraumbikal bölgeden ve sağ iliak bölgeden bıçakladığı, Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 17.10.2023 tarihli rapora göre her üç yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makul ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası tayin edilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından ve sonuç cezanın sanığın kazanılmış hakkı gereği 2 yıl 13... gün hapis cezası üzerinden infazı nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin dosya kapsamı ile saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, suçun unsurlarının oluştuğu, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmayıp asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkındaki incelemeye konu hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, hüküm fıkrasında sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesinin yazılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Osmaniye 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2024 tarihli ve 2023/240 Esas, 2024/299 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında yer alan "CMK'nun 283/1" ibaresinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, katılanı bıçakla karın ve göğüs bölgesinden üç kez bıçaklayarak iç organ ve büyük damar yaralanmasıyla yaşamsal tehlikeye sokmuştur. İlk hüküm eksik rapor, ek savunma verilmemesi ve hesap hatası nedeniyle bozulmuş; görevsizlikle ağır ceza mahkemesine gelen dosyada kasten öldürmeye teşebbüsten 5 yıl 15 ay (kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 13 gün infaz) hapis verilmiştir.

Hukuki İlke: Her bir bıçak yarasının ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı ayrıntılı adli raporla saptanmalıdır. İlk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemiyorsa meşru savunma ve sınırın aşılması koşulları oluşmaz, ancak asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanır (TCK 81/1, 35/2, 29). Kazanılmış hak nedeniyle 1412 sayılı Kanun'a tabi dosyada CMK 283/1 yerine CMUK 326/son yazılması düzeltme nedenidir.

Uygulama Sonucu: Düzelterek onama

Dava Strateji Notu: Çok yaralı bıçaklama dosyalarında her yaranın ayrı yaşamsal tehlike değerlendirmesi (ayrıntılı ATK raporu) zorunlu; ilk haksızlığın faili belirlenemiyorsa meşru savunma kapanıp yerine asgari haksız tahrik açılıyor. Eski (1412 sayılı) usule tabi dosyalarda kazanılmış hak maddesinin doğru gösterilmesi teknik ama düzeltilebilir bir konu.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla