Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3033 E. , 2025/6732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2922 E., 2025/91 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3033 E. , 2025/6732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2922 E., 2025/91 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararın hapis cezasının 5 yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle miktar itibariyle temyize tabi olmadığı şeklinde tebliğnamede görüş belirtilmiş ise de; 19.01.2023 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, eksik gerekçe ve hatalı değerlendirme ile kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu gerekçesi ile bozulmasından sonra, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararı verildiği, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlarda bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde Bölge Adliye Mahkemesinin bozması sonrası, yerel mahkemece cezanın 5 yılın altına düşmesi durumunda, esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkumiyet hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2024 tarihli ve 2024/200 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2024/2922 Esas, 2025/91 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın cezai ehliyeti bulunmadığına, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, taksir hükümlerinin uygulanması ve cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olay tarihinde sanığın ikametinde bulunduğu sırada ortada herhangi bir neden olmaksızın mutfaktan aldığı bıçakla oturma odasında oturan ve dedesi olan mağdura saldırdığı, bıçağı mağdurun yüzüne, boynuna ve beline isabet edecek şekilde sapladığı, babaannesi ... ile...'nin yeğeni ...in araya girmek istemeleri üzerine sanığın onları da bıçakla yaraladığı, mağdur hakkında tanzim edilen adli raporlar incelendiğinde mağdurun yaşamını tehlikeye sokar bir durum bulunmadığı, yaralanmaların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, mağdurun yüz sınırları içerisinde tarif ve tespit edilen nedbenin yüzde sabit iz niteliğinde olduğu anlaşılan olayda, A.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre sanık hakkında ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemini gerçekleştirme biçimi ve kastının yoğunluğu dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Dosya kapsamına göre; 1.Sanığın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından; sanık hakkında... Şehir Hastanesi'nce düzenlenen 06.04.2022 tarihli raporla "sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama va bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu" tespit edildiği, yine Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 17.08.2022 tarihli raporuyla "...’in 03.03.2021 tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu" mütalaası karşısında, sanığın rapor ve tedavi evrakları da eklenerek tüm tahkikat dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına aldırıldıktan sonra düzenlenecek raporla birlikte Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilmesi, suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor aldırılması, .....................Şehir Hastanesi raporu, Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile 4. İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki mevcut olması halinde, sanığın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi, muayenesi de yapılarak rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2.Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (B/1) ve (B/2) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri "cezai ehliyet" ve "mahsup" yönlerinden yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.01.2025 tarihli ve 2024/2922 Esas, 2025/91 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, evinde oturan dedesine mutfaktan aldığı bıçakla saldırıp yüz, boyun ve beline isabet ettirerek yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralamış; araya giren yakınlarını da yaralamış, öldürmeye teşebbüsten bozma sonrası neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan 4 yıl 2 ay verilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 32 kapsamında akıl hastalığı yönünden hastane raporu ile ATK 4. İhtisas Kurulu raporu çelişkiliyse sanık Gözlem İhtisas Dairesinde müşahedeye alınıp gerekirse Üst Kurula gönderilerek çelişki giderilmelidir; TCK 63 uyarınca gözaltı süresi cezadan mahsup edilmelidir. Ayrıca BAM'ın duruşma açması gereken hâllerde verdiği bozma cezayı beş yılın altına düşürerek temyiz hakkını ortadan kaldıramaz.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Cezai ehliyet raporları arasında çelişki varsa müşahede altına alma talep edilmeli; gözaltı mahsubu ihmal edilmemeli. BAM bozmasıyla ceza beş yıl altına inip temyiz hakkı fiilen kaldırılıyorsa yeni hüküm temyiz kabil sayılır.