Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/3816 E. , 2025/7278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1082 E., 2024/568 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. ma
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/3816 E. , 2025/7278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1082 E., 2024/568 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/105 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararının katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/9957 Esas, 2020/14818 Karar sayılı kararı ile "basit yargılma usulünün değerlendirilmesinin zorunlu olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/593 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62/1, 53/1, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 16.03.2021 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde, 03.10.2021 tarihinde, yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine, Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2023/1082 Esas, 2024/568 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 62/1, 53/1, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, eksik araştırmaya, az cezaya hükmedildiğine, vekalet ücretine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mahkeme tarafından aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve dosya kapsamında bulunan ................ Devlet Hastanesinin 26.01.2016 tarihli kat'i hekim raporu suçun nitelendirilmesi bakımından yeterli görüldüğünden, Tebliğname'deki yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu, suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. a) Yargıtay bozma ilamı sonrasında, mahkeme tarafından 29.01.2021 tarihli celsede, "basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği" ve duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılama yapıldığı halde, uygulama sırasında sanığın cezasında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. b) Katılanın kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiği halde katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2023/1082 Esas, 2024/568 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi eksik ceza tayini ve vekalet ücreti yönlerinden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kasten yaralama suçunda önce basit yargılama usulüyle karar verilmiş, bozma üzerine mahkeme basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verip genel hükümlere göre duruşma açmış; ancak cezada yine basit yargılama indirimi uygulamış, HAGB'nin denetim süresinde suç işlenmesiyle hüküm açıklanmıştır.
Hukuki İlke: Basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip genel hükümlere göre duruşmalı yargılama yapıldığında, CMK m.251/3 uyarınca öngörülen dörtte bir oranındaki cezadan indirim uygulanamaz; uygulanması eksik ceza tayinidir. Ayrıca vekaletnameli katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırıdır. TCK m.86/2, 86/3-e, 62/1, 53/1; CMK m.231/5, 231/11.
Uygulama Sonucu: Bozma (eksik ceza tayini ve vekalet ücreti yönünden; 1412 sayılı CMUK m.321)
Dava Strateji Notu: Basit yargılama usulünden vazgeçilip genel hükümlere geçildiğinde m.251/3 indiriminin uygulanamayacağı, sanık lehine olsa da usule aykırıdır ve katılan bunu temyiz sebebi yapabilir; savunma ise indirimin muhafazasını değil, doğru usulü talep etmelidir.