Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4131 E. , 2025/6507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/278 E., 2023/919 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZ EDEN
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4131 E. , 2025/6507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/278 E., 2023/919 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2023/6410 Esas, 2025/2566 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2025 tarihli ve 1-2023/59044 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Maktul ...'nün günlük alkol tükettiği, bu alkolü de 0,5 ml pet su şişesi içerisinde, "Emenlili" lakabı ile bilinen sanık ...'ten temin ettiği, 30/12/2021 günü sanık ...'ten satın aldığı 0,5 ml pet şişe içerisinde el yapımı kaçak üretilmiş olan alkolü içtikten sonra rahatsızlandığı, devamında üç gün hiç yemek yiyemediği, sadece su içebildiği, doktora gitmediği daha sonra 04/01/2022 günü karın ağrısı ve mide bulantısı şikayeti nedeniyle özel bir hastaneye gittiği, hastanede tedavi ve tetkiklerinin yapılarak hayati tehlikesinin bulunması sebebiyle Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği ve tedavisi devam etmekte iken 17/01/2022 tarihinde alkol zehirlenmesi sonucu meydana gelen çoklu organ yetmezliği ve buna bağlı solunum ve dolaşım durması nedeniyle öldüğü anlaşılan olayda; Sanık aşamalarda alınan savunmalarında maktule sadece yılbaşı gecesi ısrarı üzerine kendi yaptığı alkolden pet şişe içerisinde verdiğini, devamlı olarak vermediğini, bunun satıcısı olmadığını, zira karşılığında ücret almadığını, kendisi için evinin mutfağında bittikçe yaptığını, bununla ilgili bir eğitimi olmadığını, çevreye sorarak karışım oranlarını öğrendiğini, maktule karışımdan vermeden önce "yaptığım alkole senin bünyen alışkın olmadığı için zarar verebilir, zehirlenebilirsin, ölebilirsin" diyerek maktulü uyardığını, ancak maktulün "ölürsem öleyim" diyerek aldığını, sonrasında maktulün rahatsız olduğunu duyunca doktora gitmesini söylediğini ancak maktulün doktora gitmeyerek 2-3 gün evde yattığını beyan etmiştir. Sanığın evinde yapılan aramada, evin mutfak kısmında 1 adet 5 litrelik plastik bidon içinde yaklaşık 1 litre etil alkol olduğu değerlendirilen sıvının, 1 adet 5 litrelik plastik bidon içinde yaklaşık 2 litre el yapımı votka olduğu değerlendirilen sıvının, 1 adet 5 litrelik plastik bidon içinde yaklaşık 4 litre el yapımı rakı olduğu değerlendirilen sıvının, 1 adet 5 litrelik cam kavanoz içinde yaklaşık 5 litre el yapımı rakı olduğu değerlendirilen sıvının, 1 adet 5 litrelik cam kavanoz içinde yaklaşık 3 litre el yapımı rakı olduğu değerlendirilen sıvının, 3 litrelik cam kavanoz içinde yaklaşık 0,5 litre el yapımı viski olduğu değerlendirilen sıvının, 1 adet cam kavanoz içinde yaklaşık 0.,5 litre el yapımı viski olduğu değerlendirilen sıvının, 7 adet tam 1 adet yarım bikitt marka ibareli 20 ml anason yağı kitinin , buzdolabının yanında 2 adet plastik bidon içinde her biri 5 litre olmak üzere yaklaşık 10 litre etil alkol olduğu değerlendirilen sıvı maddenin, Sanığa ait 05... plakalı aracın bagaj kısmında, 2 adet 0.5 litrelik tam dolu plastik su şişesi içinde el yapımı votka olduğu değerlendirilen sıvı maddenin, 1adet 0.5 litrelik plastik su şişesi içinde tam dolu el yapımı rakı olduğu değerlendirilen sıvı madde ile çok sayıda muhtelif cinsel gücü artırıcı hap ve maddelerin ele geçirildiği, dosya kapsamından %78 engelli olan sanığın sahte içki ve hapları araç içerisinde sattığı anlaşılmıştır. Samsun Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Ekspertiz Raporunda, ele geçirilen sıvı materyallerin analiz sonuçlarına göre alkollü içecekler olup sınai boyutlu olmayan şartlarda üretilmiş alkollü içecekler olduğunun kanaatine varıldığının belirtilmiştir. Sanığın kullandığı cep telefonunun incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, ise, muhatabı olan kişilerle etil alkol ve anason olabileceği değerlendirilen konuşmalar yaptığı ve anason hakkında bilgi içeriği bulunan mesajların geldiği ve etil alkol resimleri tespit edilmiştir. Maktule ait ölü muayenesi sonucunda alınan raporda, ''ölümünün alkol zehirlenmesi sonucu meydana gelen çoklu organ yetmezliğinin ve buna bağlı meydana gelen solunum ve dolaşım durması olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre yapılan değerlendirmede; Sanığın sahte içki imal ettiğini ve maktule bu içkiden sattığını ikrar ettiği, bu durumun evinde ve aracında ele geçen etil alkol ve sahte içkiler ile de doğrulandığı, somut olayda maktulün tükettiği ve zehirlenmesine neden olan alkolü sanıktan temin ettiğinin sabit olduğu, dosya kapsamına göre sanığın üç gün boyunca hiçbirşey yiyip içmemiş olması, başka yerden alkol almamış olması, maktulün rahatsızlandığını duyan sanığın panikleyerek eve ziyarete gelerek maktule hastaneye gitmesini ısrarla tavsiye etmesi ile sanığın evinde ele geçirilen çok miktarda kaçak alkol ve materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, ele geçirilen sıvı materyallerin analiz sonuçlarına göre alkollü içeçekler olup, sınai boyutlu olmayan şartlarda üretilmiş olduklarının belirtilmesi, maktulün ölüm nedeninin ise alkol zehirlenmesi sonucu meydana gelen çoklu organ yetmezliği ve buna bağlı solunum ve dolaşım durması olduğunun anlaşıldığı, buna göre sanığın maktule sahte olarak ürettiği alkolü vermesi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu hususları nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin meydana gelen ölüm neticesinin sanığa objektif olarak isnat edilemeyeceği gerekçesiyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki kabulünün oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/09/2021 tarih, 2019/1-314 Esas, 2021/373 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanığın maktule verdiği içkinin sahte ve kaçak olduğunu bildiği, sahte içkinin insan sağlığı için tehlikeli olup ölümlere yol açabileceğini öngörebilecek bilgiye ve tecrübeye sahip olduğu, sanığın bu şekilde içki sattığı kişi yada kişilerin sağlıklarının bozulabileceğini veya ölebileceğini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığından; Bu durumda sanık ...'in ...'yü olası kastla öldürme suçunu işlediği yönünde aleyhine mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delillerin varlığı karşısında, atılı suçtan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulması yerine temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi nedeniyle Yüksek Dairenizin kararına karşı sanık aleyhine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur " gerekçesiyle sanık hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına dair ilamının kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın maktule yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan kurulan beraat hükmünde isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye ...'ın itirazın kabul edilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2023/6410 Esas, 2025/2566 Karar sayılı temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanığın kaçak yollarla imal ettiği içkileri iş yerinde sattığı, maktulün de sanığın devamlı müşterisi olduğu, en son sanıktan aldığı içkiyi evde içtikten sonra rahatsızlandığı ancak kendiliğinden geçer diye hastaneye başvurmadığı, durumu ciddileşince hastaneye götürüldüğü ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldüğü sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın beraatine dair kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; sanık kaçak içki imal ettiğini ikrar etmiştir. Maktule içki sattığını da ikrar etmiştir. Maktulün sanıktan bu içkiyi içerek rahatsızlandığı ve akabinde evde başka bir şey yeyip içemediği sadece su içtiği tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Maktulün alkol zehirlenmesi nedeniyle öldüğü otopsi ve adli raporlardan açıkça anlaşılmaktadır. Müştekilerin sanığa yönelik bir husumet iddiası dosyada mevcut değildir. Kaldı ki müştekilerin bu beyanları verdiği tarihte maktulün henüz ölmediği ve ölüp ölmeyeceğinin de bilinmediği, maktulün rahatsızlandığını duyan sanığın panikleyerek eve ziyarete geldiği ve maktule hastaneye gitmesini ısrarla tavsiye ettiği, hususları gözetildiğinde müşteki ve tanık anlatımlarının samimi olduğu, dosyadaki bu delillerin mahkumiyet için yeterli olduğu, maktulün sanığın kaçak olarak ürettiği içkiyi içmesi nedeniyle öldüğü anlaşıldığından sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın itirazının kabulü ile sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kaçak/sahte yollarla evinde ürettiği alkolü maktule satmış; maktul bu alkolü içtikten sonra alkol zehirlenmesine bağlı çoklu organ yetmezliğinden ölmüştür. İlk derece mahkemesi ölüm neticesinin sanığa objektif olarak isnat edilemeyeceği gerekçesiyle beraat vermiş, Yargıtay bu beraati düzeltilerek onamıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın olası kastla öldürmeden cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle olağanüstü itiraz yoluna başvurmuştur.
Hukuki İlke: Sanığın verdiği içkinin sahte ve kaçak olduğunu, insan sağlığına tehlikeli olup ölüme yol açabileceğini öngörebilecek bilgi ve tecrübeye sahip olması ve sonucu kabullenerek eylemi gerçekleştirmesi halinde eylem olası kastla öldürme olarak değerlendirilebilir; sanığın ürettiği içki ile ölüm arasında illiyet bağı kurulabilir. Dairenin çoğunluğu ise şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle beraatı savunmuştur (karşı oy mevcut).
Uygulama Sonucu: itirazın reddi (oy çokluğuyla) + itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi
Dava Strateji Notu: Kaçak/sahte içki satışına bağlı ölümlerde savcılık olası kastla öldürme (TCK 21/2) nitelendirmesini zorluyor; illiyet bağı ve failin öngörebilirliği çekişmenin kalbi. Müvekkil satıcı ise savunma, ölümün münhasıran o içkiden kaynaklandığının şüpheden uzak kanıtlanamadığına ve failin ölümü kabullenmediğine odaklanmalı. Dosyanın CGK'ya gitmesi, bu ayrımın içtihaden netleşeceğini gösteriyor - benzer dosyalarda CGK kararı takip edilmeli.