Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4506 E. , 2025/5536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/239 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulüne dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2023 tarihli ve 2023/728 Esas, 2023/968 Karar s
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4506 E. , 2025/5536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/239 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulüne dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2023 tarihli ve 2023/728 Esas, 2023/968 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabülüne dair merci ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/239 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 17.04.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 2024/18080 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/64789 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/64789 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.09.2023 tarihli ve 2023/58490 soruşturma, 2023/30075 esas, 2023/19867 sayılı iddianamenin kabulünü müteakip, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye 28.09.2023 tarihinde tebliğ edilen müzekkere ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde kamu davasına katılmak isteyip istemediği hakkında mahkemeye beyan dilekçesi vermesi gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak müşteki veya vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, 'Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.' şeklindeki, Aynı Kanun'un 'Kanun yollarına başvurma hakkı' başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan ''Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09.01.2021 müştekiye ise 27.01.2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin....kararında isabet bulunmamaktadır.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Katılma talebinde bulunmayan müşteki veya vekilinin ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/728 esas, 2023/968 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252. Maddesinin birinci, karar tarihi itibariyle yürürlükteki ikinci ve altıncı fıkraları; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. ... (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümleri haizdir. 5271 sayılı Kanun'un, İtiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268. maddesinin ilgili bölümleri uyarınca; "(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp şikâyetçiye bu durumun ihtar edildiği, ihtara ilişkin tebligatın şikâyetçiye tebliğ edildiği hâlde şikâyetçi tarafından davaya katılma isteğini bildiren dilekçe sunulmadığı, yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, şikâyetçi vekilinin karara süresinde itirazı üzerine Mahkemece dosyanın itiraz merciine gönderildiği anlaşılmıştır. 3. Katılma isteğinde bulunmamış olan şikâyetçinin vekilinin itiraz yoluna başvuru hakkı bulunmadığı dikkate alınmadan itirazın reddi yerine kararın kaldırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/239 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Basit yargılama usulüyle kasten yaralamadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; şikâyetçiye basit yargılama ihtarı tebliğ edilmesine rağmen katılma dilekçesi sunmamış, ancak vekili vekâlet ücreti yönünden itiraz etmiştir. Merci itirazı kabul etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 260/1 uyarınca kanun yoluna başvuru hakkı katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış/reddedilmiş yahut katılan olabilecek suçtan zarar görenlere aittir. İhtara rağmen katılma isteğinde bulunmayan şikâyetçinin ve vekilinin karara itiraz hakkı yoktur; bu durumda merci CMK 252/6 gereği itirazın reddine karar vermelidir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü; kararın bozulması.
Dava Strateji Notu: Basit yargılamada katılma ihtarı tebliğ edildiği halde süresinde katılma dilekçesi sunmayan müşteki, sonradan (vekâlet ücreti dahil) itiraz/kanun yoluna başvuramaz. Müvekkilin katılan haklarını koruması için ihtar üzerine katılma talebinin mutlaka yazılı olarak dosyaya sunulması gerekir.