Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4513 E. , 2025/5537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1120 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulüne dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2022/846 Esas, 2023/691 Karar s
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4513 E. , 2025/5537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1120 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulüne dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2022/846 Esas, 2023/691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik mağdur vekili tarafından yapılan itirazın kabülüne dair merci ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/1120 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 26.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.05.2025 tarihli ve 2024/11563 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69865 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve KYB-2025/69865 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ün kendisini vekil ile temsil ettiği ve 18.08.2022 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Kanun yollarına başvurma hakkı' başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, 'Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekilinin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli ve 2022/846 esas, 2023/691 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanunun 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; Basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itirazın süresinde yapıldığının tespiti halinde, 5271 sayılı Kanunun 252/6. maddesi gereğince itirazın sadece süre yönünden kabulüne, 252/2. madde uyarınca gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itirazın esastan incelenerek karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Kanun yollarına başvurma hakkı başlıklı 260/1. maddesinde yer alan; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.” şeklindeki düzenleme uyarınca 5271 sayılı Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; mağdurun 18.08.2022 tarihli oturumda sanıktan şikâyetçi olmadığını bildirdiği belirlenmekle katılan sıfatı almayan mağdur vekilinin inceleme konusu karara itiraz itiraz yoluna başvuru hakkı bulunmadığı dikkate alınmadan itirazın reddi yerine kararın kaldırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Bununla birlikte, yargılamanın genel hükümlere göre yürütüldüğü basit yargılama usûlünün uygulanmadığı anlaşılmakla talepnamenin dosya kapsamına uygun olmayan basit yargılama usûlüne ilişkin talebi inceleme dışı bırakılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/1120 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kasten yaralamadan sanık hakkında adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; müşteki 18.08.2022 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir. Buna rağmen müşteki vekilinin itirazı merci tarafından kabul edilmiştir.
Hukuki İlke: CMK 260/1 uyarınca duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ederek katılan sıfatı almayan mağdurun ve vekilinin karara itiraz/kanun yoluna başvuru hakkı yoktur; merci itirazın esasına girmeden CMK 252/6 gereği reddetmelidir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü; kararın bozulması.
Dava Strateji Notu: Duruşmada 'şikâyetçi değilim' beyanı katılan sıfatını ortadan kaldırır ve sonraki itiraz hakkını düşürür. Katılan haklarını korumak isteyen müşteki bu tür beyanlardan kaçınmalı; aksi halde HAGB dahil kararlara itiraz edemez.