Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4655 E. , 2025/7714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1617 E., 2024/1755 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönü
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4655 E. , 2025/7714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1617 E., 2024/1755 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyiz edilemez olduğu tespit edilmiştir. Sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/497 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekitirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2023/1617 Esas, 2024/1755 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Her ne kadar mezkûr Tebliğnamede; mağdur ...'ın karar celsesinden bir gün önce verdiği 13.09.2023 tarihli dilekçesinde, sanık ...'nin kendisini yaralamadığını, ona benzeyen ... isimli şahsın kendisini yaraladığını belirterek sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında, tanık ...'nın anlatımları ile sanığın istikrarlı savunmaları da dikkate alınarak, mağdur ve dilekçesinde ismi geçen ...'nın birlikte duruşmaya çağrılarak teşhis yaptırılmak suretiyle ifadelerinin alınması, gerektiğinde ...'nın olay tarihi ve saatinde nerede olduğunun araştırılması, olay tanıklarının yeniden dinlenerek teşhis yaptırılması, tutanak mümzilerinin dinlenmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuş ise de mağdur ...'un karar celsesinden bir gün önce verdiği 13.09.2023 tarihli dilekçesinde sanık ...'nin kendisini yaralamadığını, ona benzeyen ... isimli şahsın kendisini yaraladığını belirterek sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği bildirdiği, soruşturma aşamasında beyanı bulunmayan tanık ...'nın ...'un ...'u bıçakla yaralamadığını beyan etmiş ise de mağdur ...'un 25.12.2017 tarihli dilekçesinde kendisini vuran kişinin isminin ... olduğunu öğrendiğini ve resimlerinden teşhis ettiğini, olay gecesi görevli polislerin göz altına alıp serbest bıraktığı ...'nin kendisini bıçakla yaraladığını bildirmesi, 18.10.2021 tarihli kolluk ifadesinde ...'nin kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmesi, aynı tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında fotoğrafı gösterilen kişinin ... olduğunu, kendisini bıçaklayan şahsın bu kişi olduğunu beyan etmesi, katılan ...'in 27.09.2021 tarihli kolluk ifadesinde kendisine bıçak saplamaya çalışan ve ... isimli şahsı yaralayanın fotoğrafı gösterilen ... olduğunu tam ve net olarak teşhis ettiğini beyan etmesi, 01.11.2022 tarihli celsede "...şu an huzurda bulunan ... önce bana yumruk attı. Ben yere düştüm. Daha sonra, bu sırada elinde bulunan bıçakla bana vuracağını anlayınca arkadaşım olan ... araya girince bıçakla ...'u yaraladı..." şeklindeki beyanı ile mağdur ...''un aynı tarihli "...Uzaktan gelen ve şu an huzurda bulunan sanık ..., önce ...'e yumruk attı. Akabinde ... yere düşünce onu kaldırmak için eğildiğim sırada sol göğsüme sert bir şekilde bir kez bıçakla vurdu... şikayetçiyim...davaya katılmak istiyorum" şeklindeki beyanı karşısında, şikayetten vazgeçen mağdur ...'un sanığı kurtarmaya yönelik son beyanına ve sanık ...'un yakın akrabası olması nedeniyle sanığı korumaya çalışan tanık ...'nın beyanına itibar edilmemiş ve Mahkeme tarafından sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirdiklerinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR 1.Sanık Hakkında Katılana Karşı Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istelerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık Hakkında Mağdura Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2023/1617 Esas, 2024/1755 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm etmiş; mağdur karar öncesi verdiği dilekçe ve tanık beyanıyla sanığı değil başka birini işaret ederek şikayetten vazgeçmiş, ancak önceki aşamalardaki teşhis ve beyanlar mahkûmiyete esas alınmıştır.
Hukuki İlke: Mağdurun sonradan sanığı kurtarmaya yönelik son beyanı ile yakın akraba tanığın koruma amaçlı ifadesine itibar edilmeyip, önceki istikrarlı teşhis ve beyanlarla sübut kabul edilebilir; teşebbüsün ulaştığı aşama ve öldürme kastı belirlenerek vasıf saptanır. Kasten yaralamaya teşebbüs hükmü CMK 286/2-d uyarınca kesindir.
Uygulama Sonucu: Kasten yaralamaya teşebbüs yönünden temyiz reddi, kasten öldürmeye teşebbüs yönünden onama (Tebliğnamedeki bozma görüşüne katılınmadı)
Dava Strateji Notu: Mağdurun geç aşamada şikayetten vazgeçip fail değiştirmesi tek başına beraat sağlamaz; mahkeme önceki istikrarlı teşhislere üstünlük tanır. Savunma, teşhisin ilk aşamadan itibaren çelişkili olduğunu gösteremiyorsa geç vazgeçme sonuç vermez.