Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4735 E. , 2025/7866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/93 E. 2025/103 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 1.Usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmayan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4735 E. , 2025/7866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/93 E. 2025/103 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 1.Usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmayan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 238. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde katılma isteğinde bulunmadığı anlaşılan suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, katılan sıfatını kazanmadığı ve sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığı tespit edilmiştir. 2.Sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2018/2254 Esas, 2020/1851 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulması üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/282 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2022/11851 Esas, 2023/6090 Karar sayılı ilâmı ile teşebbüs nedeniyle fazla cezalar tayini nedeniyle bozulması üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2023/589 Esas, 2024/93 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/3945 Esas, 2024/7625 Karar sayılı ilâmı ile sanıkların eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/93 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında önceki hükümde direnilerek mağdur ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; 1.Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.05.2014 tarihli ve 2013/1-746 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; "yargılamaya konu olan her suç için Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkında görüş açıklanması ve bu mütalaanın mahkumiyet yönünde olması durumunda, uygulanması talep edilen kanun ve maddelerinin açıkça belirtilmesi gerektiği", mevcut dosyada Cumhuriyet savcısının 20.03.2025 tarihli celsede " usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 20.11.2024 tarihli ve 2024/3945 - 2024/7625 E-K sayılı ilamına uyulması kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki mütalaasında yargılamaya konu suça, sanıkların eylemlerine ve uygulanması istenen ceza maddelerine ilişkin görüş bulunmadığı, bu şekilde hukuka uygun olmayan mütalaa ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması savunma haklarının ihlali niteliğinde olduğundan, Mahkemece yapılan uygulama hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 2.Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından duruşmada hazır olan sanıklar ve müdafilerine mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulmaması, 20.03.2025 tarihli hüküm duruşmasında hazır bulunan sanıklara son sözü sorulduktan sonra hükmün kurulması gerekirken sanıklardan son sözü sorulmadan yargılamanın bitirilmesiyle hükmün tesis ve tefhimi nedenleriyle 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine muhalefet edilerek savunma haklarının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmayan ve 5271 sayılı Kanun’un 238. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde katılma isteğinde bulunmadığı anlaşılan suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, katılan sıfatını kazanmaması ve sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığı da anlaşıldığından, kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanıklar Hakkında Mağdur ...'ya Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/93 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kasten öldürmeye teşebbüs dosyasında yerel mahkeme, Yargıtayın eylemin kasten yaralama olduğu yönündeki bozmasına direnmiştir. Ancak duruşmada Cumhuriyet savcısının mütalaasında yargılamaya konu suça ve uygulanması istenen ceza maddelerine ilişkin görüş bulunmadığı, ayrıca sanıklara mütalaaya karşı diyecekleri ve son sözlerinin sorulmadığı tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası mahkumiyet yönündeyse uygulanması talep edilen kanun ve maddelerin açıkça belirtilmesi zorunludur; bu unsurları taşımayan mütalaa ile hüküm kurulması ve sanıklara mütalaaya karşı diyecekleri ile son sözün sorulmaması (CMK 216) savunma hakkının ihlalidir.
Uygulama Sonucu: bozma (savunma hakkının kısıtlanması; usul yönünden)
Dava Strateji Notu: Esas hakkındaki mütalaada suç ve uygulanacak maddelerin gösterilmemesi ile son sözün (CMK 216) sanığa sorulmaması, esasa girilmeden bozma nedenidir; müdafi bu usuli güvenceleri (mütalaaya karşı beyan hakkı, son söz) tutanağa geçirtmeli ve eksiklikte temyiz sebebi yapmalıdır. Direnme dosyalarında dahi bu usul kuralları önceliklidir.