İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/4813 Karar: 2026/2746 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4813 K.2026/2746)

1. Ceza Dairesi 2025/4813 E. , 2026/2746 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U xT A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/72 E., 2025/712 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanm

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/4813 E. , 2026/2746 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U xT A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/72 E., 2025/712 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanm

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/4813 E. , 2026/2746 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U xT A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/72 E., 2025/712 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2023/640 Esas, 2024/567 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 11... ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2025/72 Esas, 2025/712 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün sondan 3. paragrafındaki yargılama giderlerine ilişkin; "Yargılama gideri olan tebligat gideri olan 395,00 TL, Keşif ücreti olan 580,00 TL, 1.000 TL Adli Tıp kurumu faturası ile 4.050 TL bilirkişi SEGBİS çözüm ücreti ile işbu duruşma zaptının SEGBİS çözümü sarf ücreti olan 2.000 olmak üzere toplam 8.025 TL 'nin SSÇ'den tahsiline," bendinin çıkarılarak yerine; "Yargılama gideri olan tebligat gideri 395 TL'nin, keşif ücreti olan 580 TL'nin ve 1.000 tl olan Adli Tıp rapor giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile CMK'nın 325/1 maddesi uyarınca hazineye gelir kaydına, SEGBİS çözümlemesine dair bilirkişi ücreti olan toplam 6.050 TL'nin hazine üzerine bırakılmasına" bendinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun kemik yaşını tespit eden rapor ile mübrez doğum belgesi arasındaki çelişkinin giderilmemesi suretiyle eksik incelemeye, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik ceza tayinine ilişkindir. 2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma ya da sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre; olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun, maktul ile tanıklar ... ...... ve ...isimli arkadaşlarıyla birlikte asker eğlencesine gittikleri, eğlence sırasında çıkan karışıklık üzerine suça sürüklenen çocuğun bulunduğu yerden ayrılarak kaçtığı, bu sırada maktul ve diğer arkadaşlarının da eğlence alanından ayrıldıkları, bir süre sonra suça sürüklenen çocuğun telefonla maktul ile irtibat kurduğu, bu görüşmenin ardından tarafların ... İlçesi ...Mahallesi...Caddesi üzerindeki...Park civarında yeniden bir araya geldikleri, buluşma sonrasında suça sürüklenen çocuk ile maktulün, yanlarında bulunan arkadaş grubundan ayrılarak yaklaşık 20-30 metre kadar uzağa gidip konuşmaya başladıkları, tanıkların bulunduğu yerden konuşmanın içeriğini duymadıkları, kısa bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ile maktulün bulunduğu taraftan bağrışma sesi gelmesi üzerine tanıkların o yöne yöneldikleri, bu sırada maktulün iki eliyle boğazını tuttuğu, boyun bölgesinden yoğun şekilde kan geldiği, suça sürüklenen çocuğun elinde bıçak bulunduğuna ve olayın hemen ardından bıçağın yere atıldığına ilişkin tanık anlatımlarının bulunduğu, maktulün kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, otopsi raporuna göre maktulün vücudunda biri boyun sağ yanda tek başına öldürücü nitelikte, diğeri sol meme üst iç yanda öldürücü olmayan toplam iki adet kesici-delici alet yarası bulunduğu, ölümün boyun bölgesindeki yaralanmaya bağlı tiroid kıkırdak kesisi ile büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama ve kan aspirasyonu sonucu meydana geldiğinin kabul edildiği olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz veya eylem bulunmaması karşısında suça sürüklenen çocuk lehine meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından 10.07.2024 tarihli celsede dosyaya ibraz edilen ıslak imzalı doğum raporunda annesi ...in 15.03.2009 tarihinde canlı erkek bebek dünyaya getirdiği belirtilmiş ise de, nüfus kayıtlarından yapılan tetkiklerden suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 28.06.2009 olduğunun anlaşıldığı, ağabeyi ... ile nüfusa tescil tarihlerinin de aynı (27.07.2009) olduğu, ...İl Nüfus Müdürlüğünden getirtilen doğum bildirim formunda suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 28.06.20 09... .30 olarak beyan edildiği, dosyaya sunulan doğum raporunda gerek beyan edilen doğum tarihinin gerekse kaşe ve imzası bulunan uzman hekimlere ilişkin bilgilerin de farklılık gösterdiği nazara alındığında; söz konusu raporda ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi amacıyla, doğum raporunun düzenlendiği tarihte raporda adı, imzası ve kaşesi bulunan hekimler ile imzası bulunan ebenin ...Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde görev yapıp yapmadıklarının ilgili İl Sağlık Müdürlüğünden sorulmak suretiyle araştırılması, bu şahısların ifadeleri alınarak imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması sonuca göre de suça sürüklenen çocuğun Adli Tıp ilgili İhtisas Kuruluna sevki ile kemik yaşı tespiti sağlanarak ibraz edilen doğum raporunun sıhhati ve güvenilirliğinin denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun gerçek yaşının ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Kanun’un 31. maddesinin uygulanma koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlarda eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı bentte eksik incelemeye yönelik açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2025/72 Esas, 2025/712 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk, asker eğlencesinde çıkan tartışma sonrası buluştukları maktulü boyun ve göğüs bölgesinden bıçaklayarak öldürmüştür (TCK 82/1-e, 31/2, 62). Müdafiin ibraz ettiği doğum raporu ile nüfus kaydı arasında doğum tarihi çelişkisi bulunduğu, raporun sıhhatinin araştırılmadığı saptanmıştır.

Hukuki İlke: Suça sürüklenen çocuğun cezasını doğrudan etkileyen yaş tespitinde, ibraz edilen doğum raporu ile nüfus kaydı çelişiyorsa, raporun düzenlendiği kurum ve imza sahibi sağlık personelinden araştırma yapılıp kemik yaşı tespitiyle çelişki giderilmeli, sonra TCK 31. maddenin uygulama koşulları değerlendirilmelidir.

Uygulama Sonucu: bozma (eksik inceleme; tahliye talebi reddi)

Dava Strateji Notu: SSÇ dosyalarında yaş, TCK 31 kademelerini ve cezayı doğrudan belirler; lehe doğum belgesi ile nüfus kaydı çeliştiğinde belgenin gerçekliğini (hekim/ebe teyidi, kemik yaşı) araştırtmak güçlü bir bozma zeminidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla