İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/5564 Karar: 2026/2741 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5564 K.2026/2741)

1. Ceza Dairesi 2025/5564 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3954 E., 2025/1413 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükm

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/5564 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3954 E., 2025/1413 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükm

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/5564 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3954 E., 2025/1413 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli ve 2024/141 Esas, 2024/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29, 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ancak 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi suretiyle cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.03.2025 tarihli ve 2024/3954 Esas, 2025/1413 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek eksik ceza tayininin eleştirilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir. 2. Sanığın temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, sanığın eylem sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar ile engel nedenin varlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin eleştirisi dışında, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.03.2025 tarihli ve 2024/3954 Esas, 2025/1413 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, KARŞI OY: Suç tarihinde sanık ile katılanın karşılaştıkları, bu sırada yanlarında tanık ...ın da bulunduğu, özü itibariyle uyumlu taraf beyanları esas alındığında geçmişe dayalı uyuşturucu alış verişi ve buna dair ödeme sebebiyle sanıkla katılan arasında sözlü tartışma çıktığı, sözlü münakaşanın fiziki kavgaya dönüştüğü, tarafların birbirini darp ettiği esnada sanığın yanında bulunan bıçağı çıkararak adli tıp kurumu raporuna göre katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda; sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, 1. Sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması, 2. Katılanda 3 cm. lik iki bıçak kesisi bulunması, bunlardan sadece birinin hayati tehlike oluşturacak nitelikte iken diğerinin hafif nitelikte olması, 3. Yaralama öncesinde sanık ile mağdurun sözlü olarak tartışması ve sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi nedeniyle, hayati tehlikeye neden olan kesinin kavga sırasında hedef gözetme imkanı olmayan bir durumda meydana gelmesi, 4. Olayın gelişimine göre sanığın bıçağı daha fazla saplamasına imkan olmasına ve mani hal olmamasına rağmen fiile kendiliğinden son vermesi, Hususları dikkate alındığında, her ne kadar mağdurun hayati bölgesine bir bıçak darbesi vurulmuş olsa da, sanığın öldürme kastıyla hareket etmiş olması halinde katılanın vücuduna defalarca bıçak saplayabilecek durumda olmasına rağmen katılanı hayati bölgesinden tek bir bıçak darbesiyle yaralanmış olması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve ortaya çıkan zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanığın fiilinin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu alışverişinden kaynaklanan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık, yanındaki bıçakla katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamıştır. Çoğunluk eylemi kasten öldürmeye teşebbüs saymış, karşı oy yaralama kastını savunmuştur.

Hukuki İlke: Kast, failin olay öncesi/sırası/sonrası davranışlarına, kullanılan aletin niteliğine, darbe sayısı ve yeri ile fiile kendiliğinden mi son verildiğine göre belirlenir; kullanılan araç, hedef bölge ve engel nedenin varlığı öldürme kastının kabulüne dayanak olabilir.

Uygulama Sonucu: onama (oy çokluğu)

Dava Strateji Notu: Tek bıçak darbesiyle hayati bölge yaralamasında yaralama kastı savunması için karşı oydaki ölçütler (defalarca vurabilecekken son verme, husumet düzeyi) kullanılabilir; sonuç heyetin oyuna bağlı kaldığından karşı oy içtihadı dilekçeye işlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla