Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/664 E. , 2025/4322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/55 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madde
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/664 E. , 2025/4322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/55 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2007 tarihli ve 2005/450 Esas, 2007/175 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.12.2009 tarihli ve 2009/22174 Esas, 2009/23733 Karar sayılı ilâmı ile özetle; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2010 tarihli ve 2010/24 Esas, 2010/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 87/3 (5560 sayılı Kanun'la değişmeden önceki hali), 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 15.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/384 Esas, 2024/55 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 06.03.2014 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 87/3 (5560 sayılı Kanun'la değişmeden önceki hali), 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; atılı suçu işlemediğine, bu yönde delil de bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Müştekinin beyanları ve adli raporuna göre, asli zamanaşımı süresinin 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 87/3 ve aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 5560 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 87/3. maddelerinde öngörülen ceza miktarları gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olduğundan zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 2. Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 3. Müşteki hakkında verilen adli raporların çelişkili olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığının anlaşılması karşısında, müştekinin tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevki ile yapılacak muayenesi sonucunda, yaralanmasının özellikle kemik kırığına neden olup olmadığı, varsa kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin kaçıncı derece olduğu, yüzde sabit ize ve duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 86 ve 87. maddelerinde belirtilen tüm ölçütleri kapsayacak ve yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrıntılı kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Müştekinin beyanları ve adli raporuna göre, sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan kazma sapı ve taş ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu da dikkate alınarak, aynı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve eylemine uyan 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 87/3 ile aynı Kanun'un 86/1 ve 5560 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 87/3. maddelerinin karşılaştırılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 23.12.2009 tarihli ve 2009/22174 Esas, 2009/23733 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi 10.04.2007 tarihli karar ile sanığın neticeten "6000 TL adlî para" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten "10 ay" hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2), (3), (4) ve (5) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/384 Esas, 2024/55 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi gerekçesizlik, yetersiz rapor, lehe-aleyhe kanun değerlendirmesi ve kazanılmış hak ihlali yönlerinden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.