Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/7441 E. , 2025/9367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/126 E., 2025/136 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı K
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/7441 E. , 2025/9367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/126 E., 2025/136 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine verilen Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/64 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2022/15087 Esas, 2023/4275 Karar sayılı ilâmı ile özetle; katılanın yaralanmasına ilişkin Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.01.2022 tarihli adli tıp raporunda, sanığın eylemi ile katılanın kulak zarında meydana gelen perforasyon arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildikten sonra Mahkemece illiyet bağı kurulup kurulamaması durumuna göre opsiyonlu rapor düzenlenmiş ise de söz konusu illiyet bağının oluşup oluşmadığı hususunda Mahkemece bir ayrım yapılmasının mümkün olmadığı, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporun mevcut çelişkiyi gidermediği, katılana ait tüm tıbbi evrak, rapor ve varsa grafilerin gönderilmesi sureti ile Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, tekerrüre esas alınan suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2023/126 Esas, 2025/136 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 87/1-a maddesinin uygulanması, haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin değerlendirilmediğine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 87/1-a maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik indiriminin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Bozma ilâmında "Sanığın tekerrür uygulanmasına esas alınan Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2012 tarihli 2010/30 Esas ve 2010/86 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesi uyarınca hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 25.02.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun'un 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle hükmün bozulmasına ve bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde gereğinin yerine getirilmediği ve sanığın adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas sabıkası da olmadığı gözetildiğinde, tekerrür uygulanmasına esas alınan Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2012 tarihli ve 2010/30 Esas, 2010/86 Karar sayılı ilâmında uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 3. Sanık hakkında ilk bozma öncesi 16.06.2016 tarihli hükümde ikinci kez mükerrirlik hükümleri uygulanmadığı ve hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olduğu halde, bozma ilamı sonrası kurulan yeni hükümde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden,Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2023/126 Esas, 2025/136 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.