Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2026/1063 E. , 2026/3672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1531 E., 2024/1300 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme ve azmettirme, silahla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esas
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2026/1063 E. , 2026/3672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1531 E., 2024/1300 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme ve azmettirme, silahla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-b maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2023 tarihli ve 2022/386 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejime göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/1, 31/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. B.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.06.2024 tarihli ve 2023/1531 Esas, 2024/1300 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan tekerrür hükümlerinin çıkarılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, diğer hükümler yönünden esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümleri uygulanarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve haksız tahrik ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; iştirak iradesi bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, ceza miktarına ilişkindir. 3.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğine, sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun da müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiğine, tehdit nedeniyle verilen ceza miktarının az olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maktule ve katılan ...'ya yönelik eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği, suça sürüklenen çocuğun olayın başından sonuna kadar sanık ...'in yanında bulunup olayda kullanılan tüfeği sanığa verdiği, olaydan sonra tüfeği alarak birlikte kaçtıkları anlaşılan olayda suça sürüklenen çocuk hakkında yardım eden sıfatıyla kurulan hükümde ve belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'in sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik olmadığı, maktulden yönelen haksız söz ya da bir saldırı bulunmadığından somut olayda meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, silahla tehdit suçundan verilen ceza miktarında isabetsizlik olmadığı, takdiri indirim hükümlerinin Mahkemece takdir yetkisi kapsamında yeterli ve yerinde gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmamasına, suça sürüklenen çocuk hakkında ise uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Ve Silahla Tehdit, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kasten Öldürme Suçuna Yardım, Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçuna Azmettirme Suçları Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.06.2024 tarihli ve 2023/1531 Esas, 2024/1300 Karar sayılı kararında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanıklar ... ve ... yönünden oy birliğiyle, suça sürüklenen çocuk ... yönünden oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alındığında sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 14.05.2020 tarihinde maktul ... yanında gelini ... ile birlikte ... Mahallesi... mevkinde arazilerinde hayvanlarını otlatmak için bulundukları sırada saat 16:00 sıralarında daha önceki tarihlerde yine ekili tarlalarına hayvan girmesi nedeniyle tartışmış olmaları nedeniyle aralarında husumet bulunan sanık ...'nın çocukları sanık ... ve ... ...'nın bulundukları tarlaya doğru geldikleri, taraflar arasında sözlü tartışmanın olduğu, "sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim, niye tarlayı ekmişsiniz, babamla tartışmışsınız" şeklinde sözler söyleyerek, sanıklardan ... ... elinde av tüfeğinin bulunduğu, diğer sanıklardan ... ... ... nin elinden av tüfeğini alarak maktul ...'a hedef gözeterek öncelikle ayaklarına doğru iki el ateş ettiği, sonrasında müşteki ...'ın ayaklarına doğru bir el ateş ettikten sonra tekrar maktul ...'a av tüfeğini doğrultarak hedef gözetmek suretiyle 3 el ateş ederek başından vurduğu olayda, sanık ...’in sanık ...’in fiiline yardım niteliğinde bir katkısı olmadığı kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup, TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK’nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. Şerikliğin bir şekli de yardım etmedir. Bir suçun işlenişine yardım niteliğindeki fiillerle katılanlar, bu iştirakleri nedeniyle yardım eden olarak sorumlu tutulacaklardır. Yardım eden, hareketleriyle failin suç tipini gerçekleştirmesini teşvik etmekte ve kolaylaştırmaktadır. Faillik ve azmettirme olarak nitelendirilmeyen her türlü katkı, yardım etme kapsamında değerlendirilebilir. Yardım etme, yardım edenin suç tipinin icrası üzerinde bizzat hâkimiyet kurmaması yönüyle faillikten ayrılmaktadır. Bu şeriklik türünün ilk şartını, yardım niteliğindeki hareketlerin gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır. Suç tipinin gerçekleştirilmesini mümkün kılan, kolaylaştıran, yoğunlaştıran veya garantileyen fiiller yardım niteliğindeki katkıyı belirtir. Kanun koyucu yardım şekillerini, TCK’nın 39. maddesinin 2. fıkrasında göstermiştir. Bir suçun işlenişine gerçekleştirilebilecek maddi yardımlar; “suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak” ve “suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak”tan ibarettir. Manevi yardım şekilleri ise; “suç işlemeye teşvik etmek” ve “suç işleme kararını kuvvetlendirmek”, “fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek” ve “suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek”ten oluşmaktadır. Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, yardımın maddi şeklini oluşturmaktadır. Suçun işlenmesini kolaylaştıran ancak niteliği itibarıyla müşterek failliği oluşturmayan her türlü katkı bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bir suçun işlenişine, yukarıda ifade edilen nitelikteki farklı şekillerde yardım mahiyetindeki hareketlerle katılmak mümkündür. Asıl fail tarafından kasten ve hukuka aykırı bir şekilde işlenen ve en azından teşebbüs aşamasına varmış bir fiilin varlığı yardım edenin sorumluluğu için gerekli ve yeterlidir. Yardımda bulunmanın kasten gerçekleştirilmesi yardım eden olarak bir suça katılımın diğer şartını oluşturmaktadır. Yani kişinin suçun işlenişine yardım eden olarak katılmaktan dolayı cezalandırılabilmesi kasten hareket etmesine bağlıdır. Sorumluluğun doğumu bakımından, şerikliğin diğer türü olan azmettirmedeki gibi olası kast yeterlidir. İştirakte söz konusu olan isteme, belli bir suçun işlenmesini istemedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2020 tarihli ve 145 - 116 sayılı kararında belirtildiği üzere; bir suçta iştirakin varlığını kabul edebilmek için iştirak iradesi, birden fazla suça katılan tarafından yapılan birden fazla hareketin bulunması, suçun icra hareketlerine başlanmış olması ve illiyet bağının varlığı gereklidir. İştirak iradesi, suça katılanların birbirinden ayrı hareketlerini bir bütün hâline getiren, onları bağlayan manevi bağdır. İştirak iradesinin varlığı için belli bir suçun gerçekleştirileceğinin bilinmesi ve istenmesinin yanında, suça katılanın da kendi davranışı ile diğerlerinin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesinin de olması gerekir. İştirak iradesinde önemli olan ve suça katılanlarca bilinip istenen husus suç değil, suçta işbirliğidir. İştirak iradesinin oluşma zamanı, suçtan önce ya da suç işlenirken olmalıdır. Suç işlendikten sonra iştirak iradesinden bahsedilemez. Bu nedenle yardım eden konumundaki şerik, asıl fail tarafından işlenen fiile TCK’nın 39. maddesinde yazılı maddi veya manevi surette katkı sağladığı açık olan bir söylemi veya eylemi bulunması hâlinde cezalandırılabilecektir. Ancak şeriğin en geç asıl failin suçu işlediği (ve bu andan sonrasına ilişkin vaadi de dâhil olmak üzere) ana kadar sergileyebileceği“ katkı” mahiyetindeki bu davranışların; TCK’nın 40. maddesi uyarınca asıl failin eylemi ile bağlantısının kurulabilmesi ve cezalandırılabilmesi için “nedensellik bağı”nın bulunması gerekmektedir. Asıl failin eylemine nedensellik içeren katkıyla kastedilen; şeriğin asıl failin suça konu eylemine yaptığı katkı nedeniyle, suçun asıl fail tarafından aynı şekilde, aynı sürede, daha kolay, zahmetsiz veya akim kalmayacağı garantisiyle daha rahat işlenebilmesi sonucunun doğması; şeriğin iştirake konu davranışı olmasaydı da netice aynı şekilde ve aynı zamanda, aynı şartlarda gerçekleşemezdi denilebilmesi; başka bir anlatımla yardım eden şeriğin eyleminin asıl failin eylemine doğrudan veya dolaylı bir şekilde fayda sağlamasıdır. Ayrıca, yardım eden konumundaki şeriğin iştirake konu olan eyleminin, kendisinden kaynaklı icrai veya ihmali bir hareket olması, ayrıca bu hareketi asıl failin suça konu eylemine katkı oluşturduğunu bilerek gerçekleştirmesi (iştirak iradesi) de gerekir. Dolayısıyla kişinin, failin bir suç işleyeceğini bilmesi ve olay anında yanında bulunması, iştirak iradesine katıldığı anlamına gelmez. Bu bağlamda, 1. Öldürme fiilinin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olması, 2. Sanık ...’in maktule doğrudan ateş etmemesi ve öncesinde taraflar arasında bir tartışmanın yaşanması, 3. Tartışma sonrası sanık ...’in maktulün ayaklarına doğru yaklaşık 5-6 metre mesafeden iki el ateş etmesi, sonrasında ... ...'ın sanığa " ne yapıyorsun " diye bağırmaya başlaması üzerine sanığın ... ...'a " bekle göstereceğim sana " diyerek ... ...'ın ayağına doğru bir el ateş etmesi, daha sonra sanığın maktule doğru üç el daha ateş etmesi karşısında doğrudan öldürme amacıyla ateş etmeyen sanık ...’in maktulü ani gelişen bir kastla öldürdüğünün kabulünün gerekmesi, 4. Tanık ...’nın silahın ...’in elinde olduğunu beyan etmesi, sanık ...’in sanık ...’in elindeki silahı kendisinin aldığını beyan etmesi karşısında, silahı sanık ...’in verdiğinin şüpheli kalması, 5. Silahı sanık ...’in verdiği kabul edilse dahi, ani bir kastla işlenen suçun işleneceğini bilmesi mümkün olmayan sanık ...’in söz konusu fiile yardım etmesinin mümkün olmaması, Hususları dikkate alındığında, olay tarihinde 14 yaşında olan sanık ...’in, sanık ... ile birlikte olay yerine gelmesinin ve olaydan sonra sanık ... ile olay yerinden kaçmasının işlenen suça teşvik ve kolaylaştırma bakımından bir katkı sağlamadığı ve sanık ...’in sanık ...’in fiiline TCK’nın 39. maddesinde yazılı maddi veya manevi surette katkı sağlayan bir söylemi veya eylemine dair delil bulunmadığı kanaatiyle, sanık ...’in yardım eden sıfatıyla suça katıldığına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.