İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/2489 Karar: 2026/3530 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/2489 K.2026/3530)

1. Ceza Dairesi 2026/2489 E. , 2026/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/1062 E., 2008/1096 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/2489 E. , 2026/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/1062 E., 2008/1096 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/2489 E. , 2026/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/1062 E., 2008/1096 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2008 tarihli ve 2007/1062 Esas, 2008/1096 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 53, 58. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, süresinde temyiz edilmeksizin 04.02.2009 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.03.2026 tarihli ve 2023/24552 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/43798 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2006 tarihli ve 2016/155 esas, 2006/368 sayılı kararı ile verilen 1.640,00 Türk lirası adlî para cezasının karar tarihi itibariyle, 21.07.2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.07.2004 tarihli ve 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1. maddesi gereği, hapisten çevrilme veya doğrudan verilen 2.000,00 Türk lirası ve altındaki adli para cezalarının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi; "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün adlî sicil belgesindeki 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2006 tarihli ve 2006/155 Esas, 2006/368 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin aynı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesindeki "...Kesinleşen bu hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu bulunmadığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği hükümlü mükerrir olmadığı hâlde, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2008 tarihli ve 2007/1062 Esas, 2008/1096 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin tekerrür hükümleri yönünden infaz aşamasında daha hafif bir sonucu gerektirdiği belirlendiğinden; “Hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafının hükümden çıkarılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kasten yaralama mahkumiyetinde, tekerrüre esas alınan 6136 sayılı Kanuna aykırılık kararının 1.640 TL adli para cezası içerdiği ve bu miktardaki cezanın kesin nitelikte olduğu belirlenmiş; buna rağmen mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmıştır.

Hukuki İlke: CMUK 305. madde uyarınca kesin nitelikte olan (temyiz yoluna kapalı) mahkumiyet hükümleri tekerrüre esas alınamaz; hükümlü mükerrir olmadığı halde cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi hukuka aykırıdır ve CMK 309/4-d ile giderilir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (tekerrür/mükerrir infaz kısmının hükümden çıkarılması)

Dava Strateji Notu: Tekerrüre esas gösterilen ilamın miktar ve türü itibarıyla kesin nitelikte (temyiz kabil olmayan) olup olmadığını denetleyin; kesin nitelikteki ilamlar tekerrüre esas olamayacağından mükerrir infaz rejimi kaldırılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla