İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/549 Karar: 2026/1203 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/549 K.2026/1203)

1. Ceza Dairesi 2026/549 E. , 2026/1203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/183 E., 2024/216 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İl

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/549 E. , 2026/1203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/183 E., 2024/216 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İl

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/549 E. , 2026/1203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/183 E., 2024/216 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/183 Esas, 2024/216 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62, 52. maddeleri gereğince 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, kesin olduğundan bahisle kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.12.2025 tarihli ve 2024/33446 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155617 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155617 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer alan 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir' ve anılan Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan '(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz' şeklinde düzenleme uyarınca basit kasten yaralama suçunun basit yargılama usulüne tâbi olduğu, Mahkemesince de 11.07.2024 tarihli tensip zaptı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Basit yargılama Usulü' başlıklı 251/3. maddesinde yer alan 'Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.' şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinde yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. 2. Kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarihli ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir. 3. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyanın değerlendirilmesinde; sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verilirken yargılamanın basit yargılama usûlüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasına karar verildiği, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 252/1. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu hâlde, kararın kesin olarak verildiğinin karar altına alınması suretiyle sanık ve katılan yanıltılmıştır. Bu nedenle gerekçeli karar taraflara itiraz yoluna başvurulabileceği şerhi ile tebliğ edilmelidir. Tebligat üzerine itiraz yoluna başvurulması hâlinde mahallinde gereğine tevessül edilmesi, itiraz yoluna başvurulmaması hâlinde ise, talepnameye konu hukuka aykırılık açısından yeniden kanun yararına bozma talebinde bulunulması gerektiği belirlenmekle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 252. maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi, denetim süresinde yeni suç işlendiği ihbarı üzerine CMK 231/11 gereği daha önce açıklanması geri bırakılan hükmü açıklamış, basit yargılama usulüyle kasten yaralama suçundan adlî para cezasına hükmetmiş ve karara kesinleşme şerhi düşmüştür. Adalet Bakanlığı, basit yargılamada CMK 251/3 gereği sonuç cezadan dörtte bir indirim yapılmadığını ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: CMK 309 uyarınca kanun yararına bozmaya, ancak istinaf/temyizden geçmeksizin KESİNLEŞMİŞ karar ve hükümler konu olabilir. Basit yargılama usulüyle verilip hükmün açıklanmasına ilişkin karar CMK 252/1 gereği İTİRAZ yoluna tabidir; kesin değildir. Karara yanlışlıkla kesinleşme şerhi düşülmesi, kararı gerçekte kesinleştirmez. Kesinleşmemiş hüküm kanun yararına bozmaya konu edilemez.

Uygulama Sonucu: Daire, basit yargılamada hükmün açıklanmasına ilişkin kararın CMK 252 gereği itiraza tabi olduğunu, kesin nitelikte olmadığını ve yanlış şerhle taraflara itiraz yolunun yanıltıldığını belirlemiş; hüküm henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozmanın koşulları oluşmadığını saptayarak istemi REDDETMİŞTİR. Gerekçeli karar, itiraz yolu şerhiyle taraflara yeniden tebliğ edilecek; itiraz üzerine mahallinde çözülecek, itiraz edilmezse yeniden kanun yararına bozma istenebilecektir.

Dava Strateji Notu: Bir karara kesinleşme şerhi düşülmüş olması onu her zaman kesin kılmaz; kanun yolunun türü (itiraz/istinaf/temyiz) kararın niteliğine göre belirlenir. Basit yargılamada açıklanan hükümlere karşı süresinde İTİRAZ hakkı vardır; yanlış şerh nedeniyle bu hak kullanılamadıysa, kararın kesinleşmediği ileri sürülerek tebligatın yenilenmesi ve itiraz yolu sağlanmalıdır. Doğru kanun yolunu belirlemek, hak kaybını önler. — Av. Aycan Ceylan

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla