İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/541 Karar: 2026/1205 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/541 K.2026/1205)

1. Ceza Dairesi 2026/541 E. , 2026/1205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/46 E., 2024/5 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgil

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/541 E. , 2026/1205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/46 E., 2024/5 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgil

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/541 E. , 2026/1205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/46 E., 2024/5 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Tavşanlı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/46 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 03.09.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2024/37051 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155317 sayılı kanun yararına bozma isteminin; dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlünün mağduru basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67/4. maddesinne göre ise; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir. 2. Hükümlünün atılı kasten yaralama suçunu 03.05.2009 tarihinde işlediği, 14.05.2009 tarihinde savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 01.06.2009 tarihinde kesinleştiği, 07.12.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca zamanaşımının 01.06.2009 ilâ 07.12.2012 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay 6 gün süreyle durduğu anlaşılmakla; savunma tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 03.09.2024 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 20.11.2020 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tavşanlı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2024 tarihli ve 2024/46 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tavşanlı 4. Asliye Ceza Mahkemesi, denetim süresinde suç işlenmesi üzerine hükmü açıklamış ve kasten yaralama suçundan (TCK 86/2, 86/3-a) adlî para cezasına hükmetmiştir. Suç 03.05.2009'da işlenmiş, HAGB dönemindeki durma da hesaba katıldığında olağan zamanaşımı hükmün açıklandığı tarihten önce dolmuştur.

Hukuki İlke: TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralama, TCK 66/1-e gereği sekiz yıllık olağan ve TCK 67/4 ile birlikte oniki yıllık olağanüstü zamanaşımına tabidir. HAGB döneminde CMK 231/8 uyarınca zamanaşımı durur; savunmanın alındığı tarihten itibaren süre işlemeye başlar, durma süresi eklenerek olağan zamanaşımının dolduğu tarih belirlenir. Olağan zamanaşımı dolmuşsa dava düşer.

Uygulama Sonucu: Daire, savunma tarihi ile HAGB dönemindeki durma süresini birlikte değerlendirerek sekiz yıllık olağan zamanaşımının 20.11.2020'de dolduğunu, oysa hükmün 03.09.2024'te açıklandığını saptamış; kanun yararına bozma istemini KABUL ederek hükmü bozmuş ve CMK 309/4-d uyarınca kamu davasının CMK 223/8 gereği DÜŞMESİNE karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Eski tarihli (özellikle 2009-2010 gibi) eylemlerin HAGB ile geciken açıklanmasında zamanaşımı çoğu zaman gözden kaçar. Basit yaralamada sekiz yıllık süre, durma dönemleri eklense bile hükmün açıklandığı tarihte dolmuş olabilir. Denetim süresi geç sonuçlanan dosyalarda ilk yapılacak, savunma tarihinden itibaren zamanaşımını hesaplamaktır; süre dolmuşsa dava düşer ve hükümlü cezadan kurtulur. — Av. Aycan Ceylan

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla