KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2026/536 E., 2026/1500 K.
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/340 E., 2023/23 K
- Suç
- Kasten yaralama İNCELEME KONUSU
- Karar
- Ceza verilmesine yer olmadığına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/340 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddeleri uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı
Karar Detayı
414 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Kanun'un 57/1 ve 57/2. maddeleri uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 18.12.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2025/11497 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155333 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155333 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"Dosya kapsamına göre; mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden,
savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi, sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olduğu durumlarda, açık bir istem bulunmasa, hatta ilgilisi açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirme zorunluluğu getirmektedir. 2. İnceleme konusu dava dosyasında; akıl hastalığı bulunduğu tespit edilen sanık hakkında talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi, kasten yaralama isnadıyla yargıladığı sanığın akıl hastası olduğunu kabul ederek TCK 32/1 ve CMK 223/2-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, TCK 57 uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar vermiştir. Ancak yargılama boyunca sanığa zorunlu müdafi atanmamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 150/2, müdafii bulunmayan sanık kendisini savunamayacak derecede malul ise, açık bir istem bulunmasa hatta müdafi istemediğini beyan etse dahi zorunlu müdafi görevlendirilmesini emreder. TCK 32/1 kapsamında akıl hastalığı bulunduğu kabul edilen sanık, kendisini savunamayacak durumdadır; bu nedenle zorunlu müdafi atanmadan yargılamaya devam edilmesi savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, akıl hastalığı bulunduğu kabul edilen sanığa CMK 150/2 gereği talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerektiğini belirlemiş; bu güvence sağlanmadan karar verilmesini savunma hakkının kısıtlanması olarak Kanun'a aykırı bulmuş, kanun yararına bozma istemini KABUL ederek hükmü CMK 309/3 gereği bozmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Sonuç sanık lehine (ceza verilmesine yer olmadığı) olsa bile, güvenlik tedbirine hükmedilen ve akıl hastalığı kabul edilen bir yargılamada zorunlu müdafi eksikliği başlı başına bozma sebebidir; çünkü kişi hakkında yüksek güvenlikli kurumda tedavi gibi ağır bir tedbir uygulanmaktadır. CMK 150/2 kapsamındaki sanıklarda müdafi atanıp atanmadığı ilk denetlenecek usul güvencesidir; eksikse karar hukuka aykırıdır. — Av. Aycan Ceylan