Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2026/527 E. , 2026/3188 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/338 E., 2025/1150 K. SUÇ : Taksirle ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2026/527 E. , 2026/3188 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/338 E., 2025/1150 K. SUÇ : Taksirle ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan ... vekili ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2020/1886 Esas, 2021/1475 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/6419 Esas, 2025/1058 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın eyleminin "taksirle öldürme" suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 2. Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/338 Esas, 2025/1150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı taksirle ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar M...ve ...vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının olası kastla öldürme olarak belirlenmesi, aksi kanaatte ise bilinçli taksirle ölüme neden olma olarak belirlenmesi gerektiğine, 3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, bozma ilâmı doğrultusunda sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek teşdiden belirlendiği ve sanığın üst hadden cezalandırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/338 Esas, 2025/1150 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, katılanlar M...ve ...vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bozma sonrası verdiği kararla sanığı taksirle ölüme neden olma suçundan (TCK 85/1) 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Katılan vekilleri suç vasfının olası kastla veya bilinçli taksirle öldürme olarak belirlenmesini ve üst hadden ceza verilmesini, sanık müdafii ise alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: Ölümle sonuçlanan olaylarda suç vasfının taksirle öldürme (TCK 85/1), bilinçli taksir veya olası kastla öldürme olarak belirlenmesi, failin öngörü ve irade durumuna göre yapılır; delil durumu taksiri işaret ediyorsa vasıf buna göre saptanır. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak (teşdiden) belirlenmesi, gerekçeli ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu sürece hukuka uygundur; CMK 289/1 kapsamındaki mutlak bozma nedenleri yoksa hüküm onanır.
Uygulama Sonucu: Daire, delil durumu ve adli raporlara göre eylemin taksirle öldürme olarak nitelendirilmesinde, cezanın gerekçeli biçimde belirlenmesinde ve üst hadden cezalandırmayı gerektirir neden bulunmamasında hukuka aykırılık görmemiş; hem katılan hem sanık taraflarının temyiz sebeplerini yerinde bulmayarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Ölümlü olaylarda taraflar çoğu zaman vasfı zıt yönlerde tartışır: katılan kastı (daha ağır ceza), sanık taksiri (daha hafif ceza) savunur. Vasıf tartışması somut delillere (raporlar, olayın oluşu, failin öngörüsü) dayandırılmalıdır; soyut talepler sonuç doğurmaz. Ceza alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmişse gerekçesi denetlenmeli; gerekçe yeterli ve dosyayla uyumluysa temyizde bozma beklenmemelidir. — Av. Aycan Ceylan