İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/559 Karar: 2026/2026 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/559 K.2026/2026)

1. Ceza Dairesi 2026/559 E. , 2026/2026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2016/121 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU EK KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/559 E. , 2026/2026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2016/121 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU EK KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili karar

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/559 E. , 2026/2026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2016/121 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU EK KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/121Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/10. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlememesi nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükmün, 21.01.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2025/8249 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/153040 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/153040 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın müracaat etmesi üzerine denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği gerekçesiyle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli ve 2015/102 esas, 2016/121 sayılı ek kararı ile hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; sanığın denetim süresi içinde 23.05.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Manyas Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli ve 2021/137 esas, 2023/68 sayılı kararı ile mahkûm olduğu gözetilerek hakkındaki hükümlerin açıklanması gerekirken yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinde yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. 2. Kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarihli ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir. 3. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyanın değerlendirilmesinde; sanığın, denetim süresi içerisinde suç işlediği dikkate alınmadan dosyanın ele alınarak denetim süresinde suç işlenmediği gerekçesiyle duruşma açmadan dosya üzerinden düşme kararı verildiği, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi gereği istinaf yoluna tabi olduğu hâlde, kararın itiraza tabi olduğunun karar altına alındığı gibi ek kararın Cumhuriyet Başsavcılığına görüldü için gönderilmediği gibi katılanlara da tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/121 Karar sayılı ek kararı, Cumhuriyet savcısına ve katılanlara istinaf yoluna başvurulabileceği şerhi ile tebliğ edilmelidir. Tebligat üzerine istinaf yoluna başvurulması hâlinde mahallinde gereğine tevessül edilmesi, istinaf yoluna başvurulmaması hâlinde ise, talepnameye konu hukuka aykırılık açısından yeniden kanun yararına bozma talebinde bulunulması gerektiği belirlenmekle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272. maddesi uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla