İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/11324 K.2008/876

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2007/11324Karar2008/876Tarih28 Ocak 2008Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/11324 E., 2008/876 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ocak 2008
Mahkemesi
SUNGURLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/05/2007
Numarası
2000/250-2007/209
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları Acem'in malik olduğu 14 parsel sayılı taşınmazın 1/2'sini mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalıya satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, davalının alım gücü olmadığını ileri sürerek tapunun iptali ile mirasçılar adına tescilini olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı, miras bırakanın mal kaçırma amacı olmadığını 14 ayrı taşınmazı daha bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.

Bir kısım mirasçılar, müdahillik isteğinde bulunarak, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptal ve tescilini istemişlerdir.

Miras bırakanın terekesine temsilci atanmış 03.10.2006 tarihli oturumda beyanı alınmıştır.

Mahkemece; muvazaa iddiası sabit görülerek, dava dilekçesinde adı geçen davacılar yönünden tapunun payları oranında iptal ve tesciline karar verilmiştir.

Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal, tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Mahkemece, tapu iptali-tescil davasının kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu bahçeli karpiç ev vasfındaki 14 parsel sayılı taşınmazın tamami miras bırakan Acem'e ait iken, anılan taşınmazdaki 1/2 payın 19.1.1996 tarihli akitle ve satış suretiyle davalı H. K...na temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacılar, davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşınmaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; davacıların miras bırakanın çocukları, davalının ise ölen oğlunun eşi (gelini) olduğu, halen dava konusu 14 parselin 1/2'sini ile dava dışı 14 ayrı taşınmazda murisin payı bulunduğu yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek değerlendirildiğinde davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir deyişle miras bırakanın asıl iradesinin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacını güttüğünü söyleyebilme olanağı yoktur.

Öte yandan, tüm dosya kapsamı tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazın temlik tarihindeki değeri ile gerçek değeri arasında fark olması başlı başına temlikin muvazaalı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Kalkı ki, miras bırakan anılan taşınmazın tamamının maliki iken yalnızca 1/2 sini temlik etmiştir. Bu hususta, murisin mal kaçırma amacı olmadığının bir göstergesidir.

Hal böyle olunca, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi kabule göre de, terekeye temsilci atandığına göre tüm mirasçıların payları oranında hüküm kurulabileceği hususunun gözetilmemesi de doğru değilse de, bozma nedenine göre ayrıca bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Davacıların, buna yönelik temyiz itirazlarının reddine, açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.01.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

- KARŞI OY YAZISI -

Davacı, tapunun iptali ile mirasçılar adına tescil istediğine göre davanın, terekeye temsilci atanması suretiyle görülmesi gerektiğine ilişkin çoğunluğun usule ilişkin bozma ilamına aynen iştirak edilmiştir. Esasa ilişkin bozma görüşüne ise, aşağıda açıklanan gerekçelerle iştirak edilmemiştir.

Özellikle, dava konusu taşınmazın resmi akitte gösterilen satış bedeli ile o tarih itibariyle saptanan gerçek satış değeri arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu, davalı olan murisin gelini Halime ev kadını olup o tarihte dava konusu taşınmazı alabilecek bir gelire sahip olmadığı, murisle aynı yerde ve aynı çatı altında oturması nedeniyle diğer mirasçılara tercih edildiği, davalının murise baktığı ve onunla yakından ilgilendiği bu bağlamda gerçek bakım karşılığı olduğu iddialarının doğruluğu ancak, temlikin ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile kanıtlanabileceği, oysa, temlikin satış suretiyle yapıldığı,

ancak bedelsiz olduğu dinlenen tanık beyanları ve toplanan diğer elverişli delillerle saptanmıştır. Açıklanan ve mahkemece hüküm yerinde gösterilen diğer gerekçelerle kararın esasa ilişkin olarak onanması görüşündeyim. Açıklanan bu gerekçelerle çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/11324, K. 2008/876, 28 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11324
Karar No
2008/876
Tarih
28 Ocak 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11325 K.2008/240
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/11326 K.2008/878
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11327 K.2008/125
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/11327 K.2008/400
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/11328 K.2008/116
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/11328 K.2008/401

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.