İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12912 K.2008/4072

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2007/12912Karar2008/4072Tarih31 Mart 2008Okuma4 dk · 880 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2007/12912 E., 2008/4072 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2008
Mahkemesi
GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
20/09/2007
Numarası
2005/270-2007/535
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

880 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı özetle,şirketle ilgisi olmayan K.... D....'nın yönetim kurulu üyelerinin imzalarını taklit ederek kendisini şirketin genel müdürü olarak atanmış gösterdiğini,bilahare dava dışı A..K....’i 12.4.2005 tarihinde vekil olarak atadığını,vekil A...’nin çekişmeli 33 parsel sayılı taşınmazı baldızı A..D...’ e aynı gün değerinin çok altında bir bedelle satış göstermek suretiyle devrettiği,A...’nun da 26.4.2005’te taşınmazı F.. R.. E..’a aynı bedelle temlik ettiğini,temliklerin sahte belgelerle yapıldığı için yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini ve şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava yolsuz tescile dayalı tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı şirketin yasal temsilcisi olduğu varsayılan K.. D...’nın dava dışı A..K 12.04.2005 te şirket adına verilen vekaletname ile vekil kıldığı ve şirkete ait 73 ada 33 parsel sayılı taşınmazın vekil A. tarafından baldızı olan A. Dönmez’e 12.04.2005’ te 60.000.-YTL bedelle temlik edildiği, onun da 26.04.2005 te F. R.. E...’a aynı bedel üzerinden temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı şirket ,K..D..’nın şirketin yasal temsilcisi olmadığını, şirkete ait karar defterinde genel kurulun toplanmak suretiyle adı geçeni şirketin genel müdürü olarak atamadığını, K...in sahte işlemlerle anılan temsilcilik yetkisini elde ettiğini ve böylece dava dışı A.. adına vekaletname düzenlettirmek suretiyle şirkete ait taşınmazın elden çıkartılmasına sebebiyet verdiğini,edinen A... ile ondan intikalen alan diğer davalının da el ve işbirliği içerisinde hareket ederek bu işlemleri gerçekleştirdiklerini ileri sürerek eldeki davayı açtığı görülmektedir.

Gerçekten de davacı şirkete ait karar defteri mevcut olmakla beraber ,temsilci sıfatıyla hareket eden K... bakımından genel kurulca temsilci yetkisi verildiğine dair bir kararın defterde yer almadığı sabittir.Öte yandan işin gerçeğinde,öncesinden beri K...dışındaki üç kişi tarafından şirketin temsil edildiği ,şirketin sahip olduğu taşınmazların satışında da belirlenen üç kişinin yetkili kılındığı dosyadan anlaşılmaktadır.

Vekaletnamenin verilişinin sebebini teşkil eden şirket temsil belgesinin gerçekten varolmadığı da dosya kapsamı ile açıktır.Kaldı ki, şirket tarafından vekil görünen A...’nin şirketin parasını eşine devretmesi sebebiyle dava dışı A...aleyhine açılan alacak davasının kabulle sonuçlandığı ve orada A....’nin şirketin yasal vekili olmadığının da belirlendiği görülmektedir.O halde 12.04.2005 tarihinde davalı Aysu’ya vekaleten yapılan temlikin yolsuz nitelikte olduğunun kabulü gerekir.

Ancak taşınmaz 26.04.2005 tarihindeki temlik işlemiyle el değiştirmek suretiyle davalı F.’ya intikal ettirilmiştir.Buna göre F...ikinci el konumundadır. İlk el A..’nun vekil A...’nin baldızı, ikinci el durumundaki son kayıt maliki F..’nın ise A..’nun arkadaşı olduğu kayden ve kendi beyanları ile sabittir.

Bilindiği üzere T.M.K.nun 1020 ci maddesinde öngörülen sicilin aleniyetinden istifade ederek hüsnüniyetle sicildeki kayda istinat etmek suretiyle mülkiyet veya diğer bir ayni hakkı iktisap eden kimsenin hüsnüniyeti asıldır. Müktesibin tapu sicilindeki tescilin doğru olmadığını bilmemesi veya lazım gelen dikkat sarf olunsa bile yolsuzluğun anlaşılamaması halinde hüsnüniyetin kabulü gerekir...

O halde, T.M.K.nun 1023 cü maddesinde öngörülen hüsnüniyet T.M.K nun 3.cü maddesindeki sübjektif hüsnüniyet olduğunda da kuşku yoktur.Tüm bu açıklamalar ve somut olgular çerçevesinde taraflar arasındaki çekişmenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde değerlendirilip giderilebilmesi bakımından kayıt maliki F...’nın T.M.K.nun 1023 maddesinin koruyuculuğundan istifade edip edemeyeceği hususunda gerekli araştırmanın yapılmasının zorunlu olduğu tartışmasızdır.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiş tir.Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989,

tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır.İşte bu nedenle Devlet,nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip,

taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde,huzur ve güveni koruma,toplam düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve

adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Oysa mahkemece değinildiği şekilde bir araştırma yapılmış değildir. Hal böyle olunca, davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/12912, K. 2008/4072, 31 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/12912
Karar No
2008/4072
Tarih
31 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12913 K.2008/2770
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12938 K.2008/3170
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12946 K.2008/2877
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12974 K.2008/3097
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12977 K.2008/2959
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/12978 K.2008/3746

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.