KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2007/586 E., 2007/2257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2007
- Mahkemesi
- BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2006
- Numarası
- 2004/728-196
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, paydaşı bulunduğu .parsel sayılı taşınmazda fiilen kendisine isabet eden yere davalı paydaşın müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı, taşınmazda fiili taksim yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tüm paydaşları bağlayan bir taksim bulunmadığı, uyuşmazlığın taksim ya da izale-i şuyu davası ile giderilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Getirtilen çap kaydı ile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasından, çekişme konusu 23 sayılı parselin 1/4’er paylarla davacı, davalı ve dava dışı iki paydaş adlarına kayıtlı olduğu ; taşınmaz hakkında daha önce açılan 1996/42 esas sayılı şufa davasının, fiili kullanım biçimi bulunduğundan bahisle reddedilip kesinleştiği görülmektedir.
Davacı da, taşınmazdaki fiili kullanıma göre kendisine isabet eden bölüme davalının müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki kullanım sınırının keşfen belirlenemediği ve taksim de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, gerek şufa davasındaki delillerden ve gerekse keşif sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinden, taşınmazda tüm paydaşları kapsayan harici bir paylaşımın oluştuğu sonucuna varılmaktadır.
Değinilen olgular karşısında uyuşmazlığın, zeminde taraflara isabet eden yerlerin sınırlarının kesin olarak saptanmasıyla çözümlenebileceği kuşkusuzdur. Ancak, keşifte yapılan uygulamanın bu çözümü sağlayacak içerik taşıdığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2007/586, K. 2007/2257, 7 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama