KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/10640 E., 2009/13009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- ÇATALCA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/05/2009
- Numarası
- 2007/361-2009/218
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli 13 parsel sayılı taşınmazdaki 15 nolu bağımsız bölümün kesinleşmiş ilamla adına tescil kararı verildiğini, ancak davalıların haksız olarak kullandıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı K.., çekişmeli daireyi dava dışı yükleniciden satış vaadi sözleşmesiyle satın alıp, diğer davalının kullanımına bıraktığını taşınmaza yaptığı masrafların kendisine ödenmesi gerektiğini bildirip, diğer davalı ile birlikte davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 13 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, arsa malikleri ile yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmaz üzerine bina yapıldığı, çekişmeli dairenin davacı tarafından, yükleniciden 02.08.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığı, sonra da açılan cebri tescil davası sonucunda davacı adına tescil kararı verildiği, kesinleşen kararın infaz edilmediği, çekişmeli daireden tahliyesi için de, davalıya noterden ihtar çekildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 705.maddesi gereğince mahkeme kararı ile mülkiyet tescilden önce kazanılır.
Davalının ise, taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmamaktadır.
Ne varki, davacı mülkiyet ilamının kesinleşmesinden, keşide ettiği ihtara kadar, davalının kullanımına ses çıkartmamıştır. O halde, bu süreç bakımından taşınmazın kullanımının muvafakata dayalı olduğu kabul edilmelidir. (BK. 299 ve 304 mad.)
Bu durumda, ihtarla muvafakatın geri alındığı gözetildiğinde, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğrudur. Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, muvafakatın geri alındığı ihtarnamede gösterilen 7 gün mehil sonrasına kadar kötüniyetli zilyedin taşınmazı kullanmasından kaynaklanan ve malike ödemekle yükümlü bulunduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden davalının sorumlu tutulamayacağı açıktır. Öyle ise, anılan tarihten dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/10640, K. 2009/13009, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama