KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2009/1109 E., 2009/2102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2007
- Numarası
- 2006/279-2007/329
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,davalı adına kayıtlı bulunan 301 ada 36 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürüp tapu kaydının iptaline ve tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kullandığını,taşınmazın kıyı ile ilgisi bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalı tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla,tetkik hakimi .raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava,3621 sayılı yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden; özellikle keşfen elde edilen bilirkişi raporundan kayden davalıya ait çekişme konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih,5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak teşkil eden tapu kaydının geldisi olan 01.08.1958 tarih,2 nolu tapu kaydı hükmen tescil edilmiş olup, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.06.1958 tarih,35/124 esas-karar sayılı ilamında davacı hazine de taraftır. O halde, anılan hükmün Hazineyi bağlayacağı kuşkusuzdur.Ancak mahkemece kaydın oluşumunun dayanağını teşkil eden tescil haritası (krokisi) yerine uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, harita kapsamı dışında kalan bir yerin olup olmadığı saptanmamış ve bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde ,eksik incelemeyle yetinilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/1109, K. 2009/2102, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama