İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/10871 K.2011/1060

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/10871Karar2011/1060Tarih8 Şubat 2011Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/10871 E., 2011/1060 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2011
Mahkemesi
ANTALYA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/05/2010
Numarası
2009/206-2010/108
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, maliki olduğu 3428 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü kendisi ve eşi üzerindeki haciz baskısı nedeniyle önce dava dışı A. N.'ya, sonrasında ise Y. Ç.'a temlik ettiğini, Y.'un vefatı ile mirasçıları tarafından davalı M. E..e devredildiğini, taşınmazı halen kendisinin tasarruf ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.

Davalı M., davayı kabul ettiğini bildirmiş, dahili davalı ise, davalı M..'in zimmet suçu nedeniyle yargılandığını, davacı ve davalının inanç sözleşmesi yönündeki iddialarının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın yazılı belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.02.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ö.K. ile temyiz edilen dahili davalı vekili Avukat M. İ. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen M.. E.gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup,dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı S.Ö.'ün maliki olduğu 3428 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü 02.02.1999 tarhinde dava dışı A..N..'ya satış suretiyle temlik ettiği, onunda 21.04.1999 tarihinde aynı bedelle Y..'a ve Y.'un da ölümü ile mirasçıları tarafından davalı M.'e 28.09.2005 tarihinde satış suretiyle intikal ettirdikleri anlaşılmaktadır.

Davacı S., dava dışı olan kocasının borçlarından dolayı kefil olduğunu ve haciz baskısı sebebiyle maliki olduğu taşınmazı güvendiği A.N.'ya ve ondan da Yılkut'a intikal ettirdiği ve son kayıt maliki M.. ile aralarındaki düzenlenen protokolden de anlaşılacağı üzere M.'in taşınmazı muvazaalı olarak edindiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.

Davalı M.in Finansbank A.Ş'de şube müdürü iken zimmetine para geçirmek suretiyle işlediği suçtan dolayı Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanırken taşınmazın sicil kaydına mahkemece ihtiyati tedbir şerhi konulduğunun anlaşılması üzerine Finansbank A.Ş.'ne davanın ihbar edildiği, bunun üzerine anılan bankanın 05.04.2010 tarihli dilekçesi ile maktu harç yatırarak ve husumeti davalı M.'e tevcih etmek suretiyle davalı Metin'den olan alacağının ancak davanın reddi halinde mümkün olabileceği ve davacının M.aleyhine açmış olduğu davanın muvazaa ile illetli olduğu,

bu sebeple davanın reddi gerektiğini bildirerek davaya iltihak olmuş, bundan sonra davalı M. açılan davayı kabul ettiği halde mahkemece müdahil Finansbank A.Ş'nin iddiasının subut bulduğu işlemlerin muvazaa ile illetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Gerçekten de; S.. tarafından yapılan ve ondan sonraki temliklerin danışıklı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Nevarki, davalı Finansbank A.Ş'nin yukarıda değinilen iddiasının usulü dairesinde davaya asli müdahil olması durumunda irdelenip değerlendirilmesi gerekeceğinde de kuşku yoktur.

Hemen belirtilmelidir ki, 3402 Sayılı Yasanın 26/d maddesi hükmünde istisnai olarak asli müdahale ile ilgili düzenlemeye yer verilmişse de HUMK''da asli müdahale yönünden her hangi bir hüküm bulunmamakla beraber gerek ilmi gerekse kazai içtihatlar bu çeşit bir müdahalenin varlığını kabul etmiş ve uygulamada da asli müdahaleye cevaz verilmiştir. Asli müdahale bir gerçek veya tüzel kişinin açılmış bir davada kendi yararına bir hakkın tespit ve korunmasını sağlamak amacıyla olur. Böylece müdahalede bulunmak isteyenin hukuki yararı ile o davanın taraflarının hukuki yararları çatışır. İşte böylesi durumlarda bir kimsenin açılmış bir davaya asli müdahil olarak katılması olanaklıdır ve taşınmazın aynına yönelik bulunması da şart değildir.

Somut olayda, bu ilkeler çerçevesinde bakıldığında Finansbank A.Ş.'nin, zimmet suçu işlendiği henüz kesinleşmeyen mahkeme kararıyla belirlenen banka alacağının tahsilini temin etmek amacıyla maktu harcı ödemek suretiyle davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmektedir.

Bilindiği üzere, davaya asli müdahale davası açan (müdahale talebinde bulunan) kişinin asıl davanın dışında ayrıca başvurma ve peşin karar ve ilam harcını ödemesi zorunludur. Zira asli müdahale davası ilk davadan bağımsız ayrı bir davadır. Öte yandan asli müdahale davası açanın asıl davanın her iki tarafını da yani gerek davacısını gerekse davalısını davalı olarak göstermesi, bir başka ifade ile husumeti onlara tevcih etmesi zorunludur.

Oysa davada Finansbank A.Ş. maktu harç ile davayı açmış, nisbi karar ve ilam harcı yatırmamış olduğu gibi dilekçesinde de husumeti sadece son kayıt malikine yöneltmiş olup, asıl davanın davacısı olan S..'e yöneltilen bir husumet bulunmamaktadır. Öyle ise, gerek bilimsel görüşlerde ve gerekse uygulamada öngörüldüğü şekilde Finansbank A.Ş.'ni yasal açıdan asli müdahil davacı olarak kabul etmek olaraksızdır.

Her nekadar, mahkemece davalı M.. ile davacı arasında düzenlenen belgenin her zaman için düzenlenmesinin mümkün olduğu ve bu sebeple inançlı işlemin belgesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçe yapılarak Finansbank A.Ş.'nin iddiasına değer verilerek davanın reddine karar verilmişse de yukarıda değinilen ve taraflar arasında düzenlenen belgenin işlem tarihinden sonra veya önce düzenlenmesinin neticeye etkili olmadığı yargısal uygulamalarla kabul edilmiştir.

Sonradan elde edilen ve sonraki tarihi taşıyan taraflar arasında yapılan yazışmalar, mektuplar, banka dekontları gibi belgelerin HUMK'nun 292. Maddesinde öngörüldüğü şekilde yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilerek inançlı işlemin ispatının mümkün olduğu bir yerde davalı ile davacı arasında düzenlenen "Protokol" başlıklı belgeye hukuki sonuç bağlanamayacağını söylemek doğru değildir.

Kaldı ki; davalının davayı kabul etmiş olması da davacının iddiasının subut bulduğu şeklinde değerlendirilmelidir. Bu duruma göre; davacı bakımından el değiştirmelerin muvazaaya dayalı olmadığını söylemek olanaksızdır. Ayrıca, eldeki davada tapu iptal ve tescil istenilmiş, sicil kaydında yer alan ihtiyati tedbir şerhinin silinmesi istenilmemiştir. Davanın kabulü halinde sicil kaydının şerhten ari olarak değil şerh ile birlikte davacıya intikal edeceği de sabittir.

Öyle ise, muvazaalı işlemin hiç bir hukuki sonuç doğurmayacağı ve gerçek anlamda mülkiyetin diğer tarafa geçtiği kabul edilemeyeceğinden, bu durum da gözetilerek davalının kabul beyanı da HUMK'nun 91 ve 95.maddeleri çerçevesinde dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 08.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/10871, K. 2011/1060, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10871
Karar No
2011/1060
Tarih
8 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/10872 K.2011/706
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/10874 K.2011/1682
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/10877 K.2011/1430
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/10877 K.2011/1709
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/10878 K.2011/671
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/10879 K.2011/1683

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.