KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/10932 E., 2010/12321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- ZONGULDAK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/10/2009
- Numarası
- 2009/10-2009/305
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan eşi H..’nin dava konusu 4728 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, aynı konuda karar verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, kesin hükmün varlığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece kesin hüküm olarak nitelendirilen Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 29.04.2004 gün 2003/95 esas, 2004/160 karar sayılı dosyanın tetkikinde tarafların ve dava konusunun eldeki davayla aynı olduğu, ancak davacının davalı aleyhine 4728 parselin kendisine ait iken rücu şartlı olarak davalı eşine bağışladığını, eşinin ehliyetsiz olmasına rağmen taşınmazı diğer davalıya sattığını ileri sürerek iptal tescil isteğinde bulunduğu gözetildiğinde eldeki dava ile anılan davada sebep birliğinin bulunmadığı oysa HUMK’nun 237. maddesi hükmü gereğince kesin hükmün varlığının kabul edilebilmesi için taraf,
konu ve sebepbirliğinin bulunması gerektiği, öyleyse eldeki dava ile kesin hüküm kabul edilen davada dayanılan sebeplerin aynı olmadığı sabit olup kesin hükmün varlığından söz edilemez. Buna göre mahkemece kurulan hükmün doğru olmadığı açıktır.
Diğer taraftan çekişme konusu taşınmazın davalıya yapılan temlikinin muvazaalı olduğu iddiası ile dava dışı mirasçı İ... A... tarafından açılan davanın Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.12.2004 gün 2003/666 esas, 2004/454 sayılı kararı ile kabul edildiği ve derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği görülmektedir.
Öyleyse mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin kararın eldeki dava bakımından güçlü delil teşkil edeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/10932, K. 2010/12321, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama