İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/1878 K.2010/5899

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2010/1878Karar2010/5899Tarih25 Mayıs 2010Okuma5 dk · 913 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/1878 E., 2010/5899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2010
Mahkemesi
KESTEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
Tarihi
12/11/2009
Numarası
2002/329-2009/274
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

913 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı,kendisi ve kardeşleri adına elbirliği halinde kayıtlı olan 15 parsel sayılı taşınmazın kız kardeşi A. ile oğlu S.in rıza hilafına inşaata başladıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve inşaatın yıkımını istemiş; birleştirilen davasında da taşınmazın aslında anneannesi tarafından kendisi ve üç erkek kardeşine alındığını ancak kadastroda babalarından intikal etmiş gibi tespit gördüğünü ileri sürerek payı oranında iptal-tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, taşınmazda kendilerinin de hakkı bulunduğunu, yıkımın fahiş zarar doğuracağını, inşaatı iyiniyetle yaptıklarını belirterek taşınmazın bedeli karşılığı temliken adlarına tescili gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalılara ait binanın yıkımı fahiş zarar doğuracağından tapu kaydının iptaliyle davalılar adına tesciline, depo edilen bedelin karar kesinleştiğinde davalı Ayşe dışındaki hak sahiplerine payları oranında ödenmesine; asıl ve birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı ve bir kısım dahili davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.5.2010 Salı günü saat 9.30 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi .....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım; birleştirilen dava, tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine, davalıların savunma yoluyla ileri sürdükleri temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Getirtilen kayıt ve belgeler ile keşfen saptanan bulgulardan, 15 sayılı parselin 1990 yılındaki kadastro tespitinde, “Y.A.'ya ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği” belirtilmek suretiyle dört oğlu ve üç kızı adlarına elbirliği mülkiyeti halinde tespit edildiği ve tespitin 31.12.1992'de kesinleştiği; taşınmazda iki adet ev bulunduğu, bunlardan iki katlı kerpiç evin kadastro öncesinde mevcut olduğu, tek katlı karkas betonarme vasıflı diğer evin kadastrodan sonra davalılar A. ve oğlu S.tarafından yaptırıldığı görülmektedir.

Kayıt maliklerinden M., kız kardeşi A. ile onun oğlu S. aleyhine açtığı asıl davada, davalıların taşınmazdaki evi tüm maliklerin rızasını almadan yaptıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuş; birleştirilen davasında da, taşınmazın aslında kadastro öncesinde anneanneleri tarafından kendisi ve üç erkek kardeşi adına satın alındığını, ancak kadastroda babalarından intikal etmiş gibi tespit edildiğini iddia ederek iptal-tescil istemiş, aşamada dava dışı üç erkek kardeşi ile bir kız kardeşini de davaya dahil etmiştir.

Davalı-birleşen davanın davalıları A.ve S.ise, savunma yoluyla taşınmazın temliken adlarına tescilini istemişlerdir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, birleştirilen davada ileri sürülen iddianın kanıtlanamadığı ve asıl davada taşınmazın mütemmim cüzü niteliğindeki evin yıkımı isteği bakımından tüm maliklerin muvafakatinin bulunmadığı anlaşıldığından, birleştirilen iptal-tescil davasının ve asıl davadaki yıkım isteğinin rededilmesi doğrudur. Davacı-birleşen davacının bu yönlere değinen ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine.

Ne var ki, davalıların temliken tescil isteğinin kabulünde aynı isabetin sağlandığını söyleyebilmek mümkün değildir.

Öncelikle ifade edilmelidir ki, TMK.'nun 725. maddesi hükmü gereğince taşkın yapılarda mümkün olduğu halde TMK'nun 724. maddesinde düzenlenen temliken tescil isteği savunma yoluyla dava konusu haline getirilemeyeceği gibi, mevcut olgular karşısında anılan maddede aranan temliken tescil koşullarının gerçekleştiğini kabule de olanak yoktur.

Bunun yanında, asıl davadaki el atmanın önlenmesi isteği bakımından da hükme yeterli bir soruşturma yapılmamıştır.

Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamıyan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı elatmanın önlenilmesi davası dinlenemez. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.

M.K.nun 706, B.K.nun 2l3, T.K.nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz ise de, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şüyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması “ahde vefa” kuralının yanında M.K.nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir.

Aksi halde, pekçok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık M.K.nun müşterek mülkiyet hükümleri doğrultusunda çözümlenmelidir.

Somut olayda, tüm maliklerin taşınmazda çekişmesiz olarak kullandıkları yerler bulunup bulunmadığı yeterince açıklığa kavuşturulmamış ve bu konu değerlendirilmemiştir.

Hal böyle olunca, temliken tescil isteğinin reddedilmesi gerekirken kabul edilmesi; el atmanın önlenmesi isteği bakımından ise yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde soruşturma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik soruşturma ile yetinilmesi doğru değildir. Kabule göre de, hesaplanan ve depo ettirilen temlik bedelinden davalı A.'nin payına isabet eden miktarın düşülmemesi de isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/1878, K. 2010/5899, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1878
Karar No
2010/5899
Tarih
25 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/1879 K.2010/4144
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1879 K.2010/13209
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/1881 K.2010/5729
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/1881 K.2010/4939
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1881 K.2010/13208
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/1882 K.2010/5604

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.