KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2010/3015 E., 2010/4254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2009
- Numarası
- 2008/401-2009/374
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 10410 ada 3 sayılı parseli gecekondu ve kömürlük yapmak ve de ağaç dikmek suretiyle davalının işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeye konu muhdesatın ölen babasından kaldığını, diğer mirasçılara da husumet yöneltilmesi gerektiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle, elatmanın önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava dilekçesinde dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında da bu yönlerden harç ikmali yapılmadığı gibi, hükümde de karar ve ilam harcının ecrimisil miktarı üzerinden belirlendiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ecrimisil ile birlikte ileri sürülen el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından da keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın tamamlattırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/3015, K. 2010/4254, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama