İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6776 K.2010/10455

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2010/6776Karar2010/10455Tarih14 Ekim 2010Okuma4 dk · 834 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2010/6776 E., 2010/10455 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2010
Mahkemesi
KÖYCEĞİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/03/2010
Numarası
2009/263-2010/81
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

834 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakan M.577 parsel sayılı taşınmazını 1993 yılında davalı oğlu A.ile dava dışı oğlu H.den olma torunu davalı M. 1/2'e paylı olacak şekilde ve satış suretiyle 607 parsel sayılı taşınmazını ise 9.4.2003 tarihinde davalı oğlu A. ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı A. ölünceye kadar bakma akdinin gereklerini yerine getirdiğini, miras bırakanın başka taşınmazı olup, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, davalı M. 577 parsel sayılı taşınmazın temlikinin gerçek satış olup, satış bedelini dedesine ödediğini, iddiaların doğru olmadığını ifade edip, davanın reddini istemiş davalı A.ise, miras bırakan 577 parsel sayılı taşınmazdaki payı, kendisinin miras payına karşılık devrettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, miras bırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile 607 parsel sayılı taşınmazını temlikinde gerçek iradesinin bakımının karşılanması ve yalnız kalmamak olup, davalı A.de akit yükümlülüklerini yerine getirdiği 577 sayılı parsel bakımından da davalı M.alım gücünün bulunduğu satışların muvazaalı olgusunun ispatalanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili ile davalı A. C.vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı M. C. dava konusu 577 parsel sayılı taşınmazını 2.8.1993 tarihinde ve satış suretiyle davalı oğlu A.ile torunu ( dava dışı oğlu H.çocuğu ) davalı M. temlik ettiği, çekişmeli 607 sayılı parselini ise 9.4.2003 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu A. devrettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece; davalı A. bakım borcunu yerine getirdiği, esasen bu hususun davacıların da kabulünde olduğu, miras bırakanın temlik dışı daha değerli başka taşınmazının bulunduğu, böylece murisin davalı A.yaptığı temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olmayıp, gerçek bakım karşılığı, başka bir ifadeyle ölünceye kadar bakımının sağlanması amaç ve iradesiyle gerçekleştirildiği belirlenmek ve benimsenmek suretiyle 607 sayılı parsel bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında ve keşfen belirlenen değere göre yargılama sırasında noksan harç tamamlanmadığından davalı A. lehine hükmolunan vekalet ücretinde bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları ile davalı A. temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Davacıların 577 sayılı parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır.

Öte yandan miras bırakanın sağlığında mal varlığının tamamını veya bir kısmını, mirasçıları arasında hoş görü ile karşılanabilecek makul ölçüler içerisinde paylaştırmışsa mirasçısından mal kaçırma iradesinden söz etme olanağı yoktur. O halde miras bırakanın denkleştirme yapıp yapmadığı üzerinde durulması, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden, taşınır, taşınmaz ve hakların araştırılması,tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgelerin mercilerinden getirtilmesi, her bir mirasçıya geçirilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınarak paylaştırmanın mı ? yoksa mal kaçırma amacın mı ? üstün tutulduğunun aydınlığa kavuşturulması zorunludur.

Somut olaya gelince; miras bırakanın 577 parsel sayılı taşınmazını aynı gün iki farklı akitle 2/4’er pay şeklinde davalı oğlu A.ile 1973 doğumlu torunu davalı M. satış suretiyle 2.8.1993 tarihinde temlik ettiği, temlik tarihinde murisin işbu taşınmazın satışı için haklı bir nedeni ve paraya ihtiyacının olmadığı, akit tarihi itibariyle taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunduğu, davalı A.’nin temlikin miras payına karşılık yapıldığını beyan ettiği, davalı M. ise gerçek satış olduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.

O halde, anılan bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakanın 577 parsel sayılı taşınmazını diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak temlik ettiği sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca; davalılar A... ve M.hakkındaki 577 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2010/6776, K. 2010/10455, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6776
Karar No
2010/10455
Tarih
14 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6777 K.2010/10592
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/6777 K.2010/8296
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6780 K.2010/10586
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/6781 K.2010/11638
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/6782 K.2010/10942
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/6782 K.2010/12342

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.