İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3529 K.2011/6082

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/3529Karar2011/6082Tarih9 Mayıs 2011Okuma4 dk · 851 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/3529 E., 2011/6082 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2011
Mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
12/02/2009
Numarası
2005/350-2009/34
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

851 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu üzerinde ev bulunan, tarla vasfındaki 3589 ada, 15 parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda davalı-emlakçı A... M...’ye vekâlet vererek müşterek konuttan ayrıldığını ve dava dışı eşi M... K... Aleyhine boşanma davası açtığını, konutun satışına karşı çıkan eşinin etkisi altında kalan vekilin taşınmazı, fikir ve elbirliği içinde hareket ettiği eşi M...’in amcasının nikâhsız eşi M... A...’a satış yoluyla temlik ettiğini, davalının alım gücü olmadığını, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını, gerçek değerin altında bir bedelle satıldığını, bedelin kendisine ödenmediğini, eşine ödeme yapıldığının bildirildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı A... M... ; taşınmazın vekalete dayalı olarak satıldığını, davacının müşteri olarak kendisine yönlendirdiği diğer davalıya taşınmazın temlik edildiğini, davacının talimatı üzerine işlem yapıldığını, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, yapılan hizmet karşılığı 500.00.-TL komisyon alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalı M... A... İse; çekişmeli taşınmazı 65.000,00.-TL. bedelle satın aldığını, satış bedelini resmi akdin yapılmasından bir gün önce emlakçıda elden ödediğini ve 65.800,00.-TL’lik senedin davacından alındığını, resmi satıştan sonra senedin iadesinin kararlaştırıldığını, senedin halen kendisinde olduğunu bildirmiştir.

Mahkemece; kanıtlanamayan iptal ve tescil davasının reddine, vekil A... M... aleyhine açılan tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı A... M... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Davacı, çekişmeli 3589 ada, 15 parsel sayılı, zeytinlik vasfındaki taşınmazda 500/7008 payı ve bu paya tekabül eden gecekondu niteliğindeki yapının satışı konusunda davalılardan emlakçı A... M... 'ye vekaletname verdiğini, ancak aralarında boşanma davası bulunan dava dışı M... ile el ve işbirliği içerisinde hareket ederek M...'in akrabası olan diğer davalı M...'ye devrini sağladığını, gerçek değerinin altında bir bedelle satıldığı gibi satış bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, tapunun iptali ile yeniden adına tescilini olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.

İddianın yukarıda açıklanan içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandığı açıktır. Esasen, bu husus mahkemenin de kabulünde olup bu doğrultuda yargılama yapılarak terditli isteklerden tazminata hükmedilmiş ve hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olayda; taşınmaz temlik tarihi itibariyle gerçek değeri 65.000.00.-TL iken akit tablosundan anlaşıldığı üzere 23.000.00.-TL'ye satılmıştır. Davalı M..., 3.kişi olduğunu savunmuş ise de davacının aralarında boşanma davası görülen eşinin akrabasının nikahsız eşi olduğu dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır.

Bu durumda, olayı bilen ya da bilmesi gereken konumda olmakla T.M.K.'nun 2.maddesi anlamında iyiniyetli sayılamayacağı ve 1023.madde koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır. Her nekadar davacı, vekiline taşınmaz satışı konusunda yetki vermiş ise de yukarıda vurgulandığı gibi bu yetkinin verilmiş olması vekilin, müvekkili zararlandırmasının gerekçesi olamaz.

Esasen davacını tek mal varlığını değerinin çok altında bir bedele satılmasını gerektirecek makul bir neden de gösterilmemiştir. Öte yandan, olağan koşullarda taşınmazın bedelinin ödenmemesi durumun da alacaklı olması gereken davacının, davalıya senet vermesi de hayatın olağan akışına uygun değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; belirlenen tüm bu olgular yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde mahkemece öncelikli istek olan iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bunun yerine terditli isteğe konu tazminatın karar altına alınması doğru değildir. Davalı A... M... in temyiz itirazlarının reddine, davacının ise temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3529, K. 2011/6082, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3529
Karar No
2011/6082
Tarih
9 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/3530 K.2011/3262
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/3530 K.2011/3530
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/3530 K.2011/10622
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/3531 K.2011/7084
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/3531 K.2011/3508
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3532 K.2011/6088

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.