İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/10837 K.2012/14650

Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil olmaz ise bedelin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile katılma yoluyla davalı T. Ş. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya…

Esas2012/10837Karar2012/14650Tarih6 Aralık 2012Okuma4 dk · 846 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/10837 E., 2012/14650 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2012
Mahkemesi
BURSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/03/2012
Numarası
2008/320-2012/138
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

846 kelime·4 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil olmaz ise bedelin tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile katılma yoluyla davalı T. Ş. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, kat irtifakı kurulu oto teşhir salonu vasıflı 9 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını 30.11.2007 tarihinde vekil tayin ettiği davalı T...'ın diğer davalı yeğeni S...

U...'a 03.12.2007 tarihinde satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini, vekili 28.01.2008 tarihinde görevinden azlettiğini, satış bedelinin kendisine ödenmediğini, vekilin diğer davalı ile el ve işbirliği içerisinde vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, eldeki davayı açtığı, davalı S... U...'un, babası Y...

T...'e davacının muhtelif borçlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın da babasına olan borcuna mahsuben kendisine devredildiğini savunduğu, vekil T...'ın da; diğer davalının iddialarını doğrulayarak, davacının, diğer davalının babasına olan borcu sebebi ile taşınmazın devredilmesi yönünde kendisinin vekil tayin edildiğini ve buna istinaden temliki gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.

Gerçekten de, evrak arasına sunulan belgelerden davacı ile dava dışı Y... T... arasında alacak ve borç ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde " vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." (11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6098 sayılı yeni Türk Boçlar Kanununun 504 ila 506. maddeleri) hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince, çekişme konusu taşınmazın vekil tarafından davalı S... U...'a temlikinin sebebinin davacının, dava dışı Yaşar'a olan borcunun teşkil ettiği sabit olup, bu husus davalıların da kabulündedir. Bu nedenle taraflar arasında gerçek bir satış olmadığı ve davacıya bedel ödenmediği de tartışmasızdır.

Öte yandan; temlikin dayanağını teşkil eden alacak ve borç ilişkisinin davacı ile davalı S... U... arasında olmadığı, davacının borçlu olduğu kişinin S... U...'un babası olduğu söylenen Y.. T... Olduğu ve anılan şahsında dosyada taraf olarak yeralmadığı, öte yandan sunulan tutanak ve beyanname başlıklı belgelerde davacı ile Y... arasındaki ilişki sebebi ile çekişme konusu yerin davalıya devredileceği yönünde herhangi bir açıklamanın yeralmadığı gibi, bu belgelerde Yaşar'ın da imzasının bulunmadığı, diğer taraftan çekişme konusu yerin satışı konusunda Y... T...'e 11.07.2007 tarihinde verilen vekalet yetkisinin de 13.07.2007 tarihinde düzenlenen azilname ile geri alındığı görülmektedir.

O halde, davacının dava dışı kişiye olan borcuna mahsuben çekişmeli yerin bedelsiz olarak vekil eliyle borçla ilişkisi olmayan davalı S... U...'a temlikinin yasal olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.

Anılan bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde; çekişmeli pay temlikinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca; tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

Kabule göre ise; keşfen belirlenen değer üzerinde yargılama sırasında harç ikmal edilmemiş olduğundan, davanın reddi sebebi ile davalı taraf yararına dava dilekçesinde gösterilen ve harcı karşılanmış olan miktar üzerinden avukatlık parasının hüküm altına alınmış olmasında bir isabetsizlik yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı T... Ş... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı vekilinin ise belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/10837, K. 2012/14650, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10837
Karar No
2012/14650
Tarih
6 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10838 K.2012/14695
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/10838 K.2012/14640
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/10841 K.2012/14965
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/10841 K.2012/15678
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10842 K.2012/13805
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10844 K.2012/13562

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.