KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/12586 E., 2013/7828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2010
- Numarası
- 2008/316-2010/719
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, S Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, imar işleminin iptali nedeniyle kök parselin ihyası suretiyle Hazine adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Mahkemece, Seyhan Belediye Başkanlığı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesinde tescil harici alandan ihdasen Hazine adına tescil edildiği ve Seyhan Belediyesince başka bir çok parselle birlikte 37 nolu imar düzenlemesine tabi tutulduğu, daha sonra aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar düzenlemesi yapıldığı, her iki imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilerek, idari yargı kararlarının kesinleştiği, dava konusu yerin yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dâhil edildiği görülmektedir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazda yapılan imar uygulamalarının iptal edildiğini, sicilin dayanaksız hale geldiğini ileri sürerek, imar öncesi duruma dönülmesi ve ihdasen oluşan parselin yeniden Hazine adına tescili istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, dava konusu yerin yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediye sınırları içerisine dahil edildiği ve bu nedenle davalı Seyhan Belediyesi'nin taraf sıfatının kalmadığı gözetilerek davalı Seyhan Belediyesi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına biçiminde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, sicil kaydının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kaydın dayanaksız hale geldiği ve imar sicil kayıtlarının TMK'nun 1025.maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlendiğine göre korunmayacağı yani iptali gerekli sicil olacağı tartışmasızdır.
Hemen belirtmek gerekir ki; iptal edilen imar düzenlemesi gereği çekişme konusu ihdas parselinin geometrik olarak bulunduğu ve kapsadığı yerin park, yol ve orman gibi benzeri alanlara terkedilmiş olması da sonuca etkili değildir.
O halde, mahkemece yapılan araştırma ve uygulama neticesinde çekişmeli yerin davacı Hazineye ait önceki kadastral parsel kapsamında kaldığı saptandığından kadastral mülkiyet ve geometrik durumun ihyası yönünden davanın kabul edilmesi gerekirken aksine, reddi yönünde kurulan karar doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/12586, K. 2013/7828, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama