KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/16617 E., 2013/5283 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2013
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları ...'ın kayden maliki olduğu 1129 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 11(35/A) ve 12(35/B) numaralı dükkanlarını davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini,yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu belirtip,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece,''...Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortaklar bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK.'nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi...'' gereğine değinilerek bozulmuş, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi,duruşma isteği değerden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve mirasbırakan adına tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; miras bırakan...'in kayden paydaşı bulunduğu çekişmeli taşınmazlardaki paylarını davalı ...'e diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı biçimde temlik ettiği saptanarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 4721 sayılı TMK. nın 28. maddesi uyarınca ölümle hukuki şahsiyet son bulur. Diğer taraftan kamu düzenine ilişkin bulunan sicil tutma ilkesi gözetildiğinde hâkimin doğru sicil tutmakla yükümlü olacağı da tartışmasızdır. O halde ,mahkemece, dosyada bulunan muris ...'a ait veraset ilamına göre tüm mirasçılar adına payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken; ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki “... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1129 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda 11(35/a) sayılı bağımsız bölüm dükkanda davalı ... adına kayıtılı 2/10 payın 1/10 payının ve aynı yer 12(35/b) nolu dükkanda ... adına kayıtlı 2/10 payın 1/10 payının iptali ile iptal edilen her iki bağımsız bölüm dairedeki 1/10 payların muris ... oğlu ...den olma 01/01/1940 doğumlu T.C.Kimlik nolu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “Davaya konu, ... ili,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/16617, K. 2013/5283, 10 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama