KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/13355 E., 2013/13921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ÇATALCA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2012
- Numarası
- 2010/209-2012/116
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı E.G. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın davacılar ile birlikte davaya dahil edilen bir çok kişi adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli neden olmaksızın çaplı taşınmaza yapılanmak suretiyle müdahale ettiği belirlenerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne varki, çekişmeli taşınmazda 1.4.1983 yılında davacıların pay sahibi oldukları, davalının ise 1988 yılından itibaren kullanımının devam ettiği, eldeki davanın 2010 yılında açıldığı, bu süre içerisinde davacıların davalının kullanımına karşı koymadıkları, taşınmaz maliklerinin gösterdikleri sınıra göre inşaata başladığı yönündeki davalı savunmasınında aksi kanıtlanamadığı gözetildiğinde, davalının eylemine davacıların muvafakat gösterdikleri, dava açmakla da muvafakatın geri alındığının kabulünde zorunluluk vardır.
Bu durumda, hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği işgal tazminatından (ecrimisilden) davalının sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteğinin reddedilmesi gerekirken yanılgılı değrelendirme ile bu isteğin kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, yıkım bedelinin infaz aşamasında belirleneceği gözönünde bulundurulmaksızın hüküm fıkrasında yıkım ve nakliye bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasıda isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/13355, K. 2013/13921, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama