KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/17157 E., 2014/5670 K.·Mahkemesi : Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Tarihi
- 19/06/2013
- Numarası
- 2012/797-2013/797
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, temliken tescil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin reddine, davalının temliken tescil talebinin ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, davalı savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin reddine, davalının temliken tescil talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiştir. Bozmada da değinildiği gibi, taşkınlığın iyi niyetle yapılmış olması, yıkımın fahiş zarar doğurması ve ifrazının mümkün olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde temliken tescil savunmasına itibar edileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacının 5082 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu; davalının ise komşu 5091 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olup, iki taşınmaz arasındaki kot farkından dolayı evinin zarar görmesini engellemek amacıyla 16,50 metrekare miktarında briket kullanılarak sıvasız bir bahçe duvarı yaptığı, dava konusu olan taşkınlığın bu bahçe duvarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu duvar İmar Kanunu anlamında yapı olarak kabul edilemeyeceğinden yıkılmasının ise fahiş zarar doğuracağından söz edilemez.
Hal böyle olunca elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, temliken tescil talebinin ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/17157, K. 2014/5670, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama