KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/19417 E., 2015/4924 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Tarihi
- 26/03/2013
- Numarası
- 2010/289-2013/59
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.04.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat R. L...S... ile diğer temyiz eden vekili Avukat U... S...geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, 201 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 2096/6144 pay maliki Ömer kızı Emine'nin gaip olması nedeniyle 21.10.2008 tarihinde kayyım tayin edildiğini, mahallinde yapılan tespitte taşınmazın davalılar tarafından konut,bahçe ve müştemilat olarak kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalılar, taşınmazda paydaş olduklarını ve kendi paylarını kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu 201 ada 27 parsel sayılı taşınmazda Ömer kızı Emine ile davalı H.. Ş.. ve dava dışı kişinin paydaş oldukları kayden sabittir.
Bilindiği üzere, yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır. (YİBK. 16.12.1983 gün ve 1983/5 E.-1983/6 K.)
Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
Davada ise; 201 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 2096/6144 pay malikinin gaip olması nedeniyle 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca İstanbul Defterdarı gaip şahsın hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım olarak atanmış, kayyımın verdiği yetki üzerine de Hazine avukatınca eldeki dava açılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 tarih ve 2011/3-243 E.-392 K.sayılı kararında belirtildiği üzere; mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan Defterdar; burada Hazineyi temsil etmemekte, aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumaktadır. Hazine avukatını vekil tayin etmiş olması da Hazine adına hareket ettiğini kabul için yeterli değildir.
O hâlde, taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muaf olmadığı açıktır. 3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde “Kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır” hükmüne yer verilmiş ise de, burada yargı harçlarından bağışıklığa dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda; dava açılırken, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç belirlenip, tahsil edildikten sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/19417, K. 2015/4924, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama