KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/13502 E., 2016/563 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 225 parsel sayılı taşınmazda payına isabet eden bölümü uzun yıllardır davalının engel olması nedeniyle kullanamadığını ileri sürerek payına yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, paydaşlar arasında yapılan taksime göre kullanımına bırakılan yeri kullandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının çekişmesiz olarak başka bir taşınmazda yer kullandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişme konusu 225 parsel sayılı taşınmazda taraflar ile birlikte üçüncü kişilerin paydaş oldukları, taşınmazın tamamının davalı ile birlikte dava dışı paydaşlar tarafından kullanıldığı sabittir. Esasen mahkemenin kabulüde bu yöndedir.
Hemen belirtmek gerekirki, paydaşlar arasındaki fiili kullanma biçimine veya harici taksime değer verilebilmesi için o kullanma biçimi veya harici taksimin aynı parsele yönelik olması, tüm paşdaşları bağlayacak nitelik taşıması gerekir. Yerleşmiş içtihatlara göre, parsellerin paylaşımı şeklinde oluşan bir kullanım biçimine değer verilemez ve böyle bir kullanım biçimi hukuken himaye görmez.
Hâl böyle olunca; davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13502, K. 2016/563, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama