KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1759 E., 2015/581 K.·Mahkemesi : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2015
- Tarihi
- 07/11/2013
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan halaları.............’ın mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak çekişme konusu 8050 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ve 16 parsel sayılı taşınmazdaki 1-3-14 nolu bağımsız bölümlerdeki payını davalı kızkardeşine satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ile miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddialarını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacılar tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Dairece “..bekar ve çocuksuz olarak ölen mirasbırakanın, öncesinde aynı binada kız kardeşi olan davalı ile ayrı ayrı dairelerde oturduğu, daha sonra tek başına yaşayamadığı için oturduğu daireyi kapatarak davalının yanına taşınarak ölünceye kadar birlikte oturduğu; murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, bakımının ücretli bakıcılar tarafından sağlandığı,
özellikle bakıcılığını yapan davacı tanığı .........'nin, miras bırakanın, taşınmazlarını davalı kızkardeşi ...........'ya bedelsiz olarak aktardığını davacıların babası olan erkek kardeşi .............'nin bir dükkan satması nedeniyle ona kızdığı için işlem yaptığını ifade ettiği, davalının maddi durumunun iyi olduğu belirlenmiş ise de, çekişmeli taşınmazların satış bedelinin ödendiğine dair herhangi bir kanıt ibraz edilmediği, miras bırakanın temlikten sonrada taşınmazları kullanmaya devam ettiği çekişmeli taşınmazların akitte gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında aşırı oranda fark olduğu görülmektedir.
Tüm bu olgular, yukarıda belirtilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakanın, çekişmeli taşınmazlardaki hak ve hisselerini, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı kız kardeşi ............'ya temlik ettiği sonucuna varılmaktadır”
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek reddedilmesi doğru değildir.gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı mirasçıları tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...............'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1759, K. 2015/581, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama