KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/7396 E., 2015/7708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2013
- Numarası
- 2012/879-2013/4
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, mirasbırakanı Ayşe'nin, çekişme konusu 122 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki payını sağlık sigortasından faydalanabilmek için diğer oğlu davalı Talat'a devrettiğini, adı geçenin de murisin ölümünden sonra dava konusu taşınmazdaki kardeşlerinin payını vermek için yeğeni olan dava dışı Eda'yı vekil tayin ettiğini, ancak adı geçenin taşınmazı annesi olan diğer davalı Emine'ye temlik ettiğini ileri sürerek,
davalı adına olan kaydın iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada isteğini miras payına hasretmiştir.Davalı Emine, dava konusu taşınmazı diğer davalı Talat'tan bedelini ödeyerek satın aldığını, davalı Talat, annesinden taşınmazı bedelsiz aldığını ve dava dışı vekili Eda'ya diğer kardeşlerinin payının verilmesi için vekâlet verdiğini, ancak adı geçenin annesi olan diğer davalıya taşınmazın tamamını devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “ ...
Miras bırakan Ayşe'nin ölüm tarihi itabarıyla terekesinin el birliği mülkiyetine tabi olduğu ve davanın tarafları dışında başkaca mirasçıların bulunduğu, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan birinin terekenin korunmasına ilişkin açtığı davalarda diğer ortakları temsile yetkisinin bulunduğu Türk Medeni Kanunu'nun 702/4 maddes uyarınca alınacak hüküm sonucundan diğerlerinin de yararlanacakları, oysa mülkiyet çekişmesinin bulunduğu ehliyetsizlik, vekâlet görevinin kötüye kullanılması,
taraf muvazaası gibi hukuksal nedenlere dayalı olarak pay oranında iptal-tescil isteği ile açılan davalarda Türk Medeni Kanununun belirtilen hükmünün uygulama yeri olmadığı, bir başka ifade ile elbirliği mülkiyetinin hukuksal yapısı gereği değinilen hukuksal nedenlerle pay oranında açılan davanın dinlenme olanağının bulunmamadığı,
bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla. Tetkik Hakimi .....................'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7396, K. 2015/7708, 27 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama