KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/8738 E., 2015/8611 K.·Mahkemesi : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Tarihi
- 04/03/2014
- Numarası
- 2013/331-2014/94
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, boşandığı eşi olan davalı ile birlikte paydaşı oldukları 8473 ada 4 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından kullanıldığını, ihtara rağmen taşınmaz boşaltılmadığı gibi herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve boşanma davasının kesinleştiği tarihten 26.03.2013 tarihine kadar olan dönem için toplam 31.449,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazın taraflar arasında malların tasfiyesi amacıyla yapılan protokol gereğince kendisine verildiğini, bu nedenle de kullanımının haksız olmadığını, ecrimisil koşullarının oluşmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda tarafların paydaş oldukları bu durumda davacının ortaklığın giderilmesi talepli dava açması gerekirken diğer paydaş davalının müdahalesinin önlenmesini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteğinin reddine; ecrimisil isteğinin ise taraflar arasında imzalanan protokol gereğince dava konusu meskenin davalının kullanımına bırakıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 8473 ada 4 parseldeki mesken niteliğindeki 7 nolu bağımsız bölümde tarafların 1/2'şer oranda paydaş oldukları, 25/03/2010 tarihinde kesinleşen İzmir 4. Aile Mahkemesinin 2009/335 E., 2010/147 K. sayılı ilamı ile tarafların boşandığı, davacının 04.02.2010 tarihinde davalıya ihtarname göndererek, taşınmazın boşaltılmasını ve ecrimisil istediği ve ihtarın 09.02.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, bilahare taraflar arasında malların tasfiyesi amacıyla yapılan 05.08.2010 tarihli protokol gereğince çekişmeli taşınmazın davalıya verildiği, ancak sözleşmenin ifa edilmediği, taşınmazı davalının kullandığı anlaşılmaktadır.
./..
Hemen belirtilmelidir ki,ihtarname tarihinden sonra taraflar arasında malların tasfiyesi amacıyla yapılan yazılı sözleşme ile açıkça dava konusu taşınmazın davalıya bırakıldığı , bu bağlamda taşınmazda davalının oturmasına davacının muvafakatının bulunduğu saptanmak suretiyle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davacı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ne var ki, mülkiyeti nakleden akitler, Türk Medeni Kanunu'nun 706/1, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmadıkça geçersizdir.
Somut olayda, resmi şekilde yapılmış bir temlik olmayıp, davacı taşınmaz da halen paydaştır.
Hâl böyle olunca, davacının payına hasren elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8738, K. 2015/8611, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama