İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/10960 K.2018/10184

.....

Esas2015/10960Karar2018/10184Tarih15 Mayıs 2018Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/10960 E., 2018/10184 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

.....

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis ve bedel davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.05.2018 Salı günü saat 09.50'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis, bu da olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakan babaları ......, 796, 937, 964, 968 parseller, 60 ada 79 parsel sayılı taşınmazdaki 42 ve 43 nolu bağımsız bölümler ile 87 ada 105 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, davalının taşınmazları satın alabilecek maddi gücünün bulunmadığını, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tapuya tesciline, olmadığı taktirde tenkise, bu da olmadığı taktirde bedele karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, zamanaşımı itirazında bulunup iddiaların yersiz olduğunu, taşınmazları bedeli karşılığından satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan .....796, 937, 968 ve 964 parsel sayılı taşınmazlarını 12.01.1987, 60 ada 79 parsel sayılı taşınmazdaki 42 ve 43 nolu bağımsız bölümler ile 87 ada 105 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü ise 19.07.1993 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiği, 1931 doğumlu murisin 05.08.2011 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızları ...... kaldıkları anlaşılmaktadır.

./..

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olayda; 19.12.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekiline tanık isim ve adreslerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ancak kesin süre geçtikten sonra 06.01.2014 tarihinde tanık listesi verilmesi üzerine mahkemece tanık diletme talebi reddedilmiştir.

Bilindiği ve TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nın 190. maddesinde düzenlendiği üzere herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Mevcut deliller ile yapılan temliklerin muvazaalı olduğu hususu davacılar tarafından usulünce kanıtlanmış değildir.

Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

.....

-KARŞI OY-

Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından iddianın usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. ./..

Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, iddianın ispat edilip edilmediği noktasındadır.

Murisin mirasçıları, davacı iki kızı ile davalı oğlu ve dava dışı eşidir.

Muris, davalı oğluna 796, 937, 964, 968 parsel numaralı taşınmazları ile 42, 43 ve 9 nolu bağımsız bölümlerini iki ayrı tarihte tapuda satış göstermek suretiyle devretmiştir. Murisin başkaca taşınmazı olup olmadığı taraflarca ileri sürülmemiştir.

Davacı kızlar kendilerinden mal kaçırmak kastıyla taşınmazların davalı erkek kardeşlerine devredildiğini iddia ederken, davalı ise savunmasında satın almaya dayanmıştır.

Davanın ispatına gelince, şüphesiz istisnalar dışında “müddei iddiasını ispatla mükelleftir”. Ancak bu demek değildir ki, taraflardan birinin gösterdiği veya ileri sürdüğü deliller diğer taraf için geçerli değildir. Aksine dosya kapsamındaki delillerin tamamı bir bütün olarak değerlendirilip olayın aydınlatılması asıl amaçtır. Bir başka ifadeyle davacı tanıklarının davalı lehine olan veya davalı tanıklarının davacı lehine olan beyanlarını yok sayamayacağımız izahtan varestedir.

Davacı vekili tanık deliline dayanmasına rağmen süresi içinde tanık listesi vermemesi nedeniyle bu imkandan istifade edememiştir. Ne var ki, muris muvazaasına dayalı davaların her türlü delille ispatı mümkündür. Tanık delili bu delillerden yalnızca biridir. Davacının tanık delili kabul edilmediğine göre dosyada bulunan diğer delillerin iddianın ispatına yeterli olup olmadığına bakmalıyız.

Somut olaya döndüğümüzde; davalı tanıkları, taşınmazların muris tarafından davalıya intikal ettiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, taşınmazların kirasını ölünceye kadar murisin aldığını, kiraya verilmeyenlerin muris tarafından kullanıldığını, davalının yurt dışında çalışması nedeniyle babasına para gönderdiğini beyan etmişlerdir. Bu beyanlardan yalnızca, davalının babasına para göndermesi davalı lehine bir beyandır. Paraların hangi amaçla gönderildiği miktarları, tarihleri belli değildir. Söz konusu paraların babaya yardım kastıyla gönderilmiş olması da ihtimal dahilindedir.

Davalıya devredilen taşınmazların miktarı, davacılara muristen taşınmaz kalmaması, davalı tanıklarının davacı lehine olan beyanları, davalının satın alma savunmasının ispat edilememesi, Ülkemizin bir gerçeği olan erkek evladın kayırılması olguları birlikte değerlendirildiğinde murisin asıl amacının oğlu lehine kız evlatlarından mal kaçırmak olduğu kanaat ve sonucuna ulaştığımdan kararın onanması düşüncesiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/10960, K. 2018/10184, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10960
Karar No
2018/10184
Tarih
15 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/10961 K.2018/5321
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/10963 K.2018/9997
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/10965 K.2018/10871
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/10966 K.2018/5484
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/10970 K.2018/10353
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/10971 K.2018/5747

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.