KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/2245 E., 2017/4960 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 107 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümü kredi temini amacı ile davalı ...’ye temlik ettiğini, davalının kredi alındıktan sonra taşınmazı iade edeceği telkini ile kendisini hileye düşürerek taşınmazı aldıktan sonra iade etmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini ya da tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazın bedeli karşılığında aldığını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraf muvazaasına dayalı olarak açılan davanın yazılı delil ile kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece; "...iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamına göre davada hile hukuksal nedenine dayanıldığında kuşku yoktur.Bilindiği üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak, veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır.
Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur. B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (...) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve incelemenin yapılması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/2245, K. 2017/4960, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama