KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/2985 E., 2017/5104 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ -TAZMİNAT-KAL
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tazminat, kal davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi, tazminat ve kal isteklerine ilişkindir.
Davacılardan, ... 282 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmaza malik olduğunu, 283 parsel sayılı taşınmazda ise paylı malik olduklarını her iki taşınmaz üzerinde narenciye bahçesi olduğunu, taşınmazlarından davalı ... Birliğine ait TS-1/3 nolu yer altı su isale hattının geçtiğini, boru hattının su sızdırdığını, narenciye bahçesini su altında bıraktığını, ağaçların zarar görmesine sebep olduğunu ileri sürerek bahçelerindeki narenciye ağaçlarına zarar veren yer altı sulama boru hattının kal'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3000 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte hisseleri oranında davalı kurumdan alınarak kendilerine verilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın husumet yönünden reddini, ayrıca davacıların kendi kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararlardan bakım ve onarım görevini tam olarak yerine getiren kurumun sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre davacıların maliki oldukları 283 parsel sayılı taşınmazdan davalının bakım ve gözetiminde bulunan TS-1/3 no'lu yeraltı su isale hattı geçmektedir. Davalı, bu hattın ... tarafından tesis edildiğini dolayısıyla pasif dava ehliyetinin bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece öncelikle çekişme konusu su isale hattının hangi kurumca ve bir proje dahilinde yapılıp yapılmadığının açıkça ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/2985, K. 2017/5104, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama