KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/4432 E., 2017/5887 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar; dava konusu 431, 545, 2614, 3552, 3841, 3909, 4190, 4357, 4920, 4921 ve 4922 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar ile paydaş olduklarını, taşınmazların davalılar tarafından kullanılması nedeniyle taşınmazlardan yararlanamadıklarını, noter kanalıyla 28.02.2012 tarihli ihtarname ile taşınmazlardan yararlanma isteklerini davalılara bildirdiklerini, ancak kullanamadıklarını ileri sürerek, davalılar tarafından yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., taşınmazları kullanmadığını, davalı ... ise taşınmazları davacılarla yapılan kira sözleşmelerine dayanarak kullandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden ise, davacılar tarafından verilen muvafakatnameler ve kira kontratına göre, 01/01/2010 ve 31/12/2012 tarihleri arasında dava konusu 431 ve 545 parsel sayılı taşınmazlar haricindeki taşınmazların davalı ...'in ekim ve biçimine muvafakat verildiği, 431 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının da davacılar tarafından kullanıldığı gerekçeleriyle bu parseller yönünden davanın reddine, 545 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin davanın reddine dayanak yaptığı, dava konusu 2614, 3552, 3841, 3909, 4190, 4357, 4920, 4921 ve 4922 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 05.08.2009 tarihli muvafakatnamelerin sahte olduğu iddiası ile davacıların ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.03.2015 tarih ve 2015/197 nolu iddianamesi ile davalı ... hakkında anılan muvafakatnamelerin sahte olduğu iddiası ile dava açıldığı anlaşıldığına göre, anılan muvafakatnamelerin davacıların eli ürünü olup olmadığının tespitinin yargılamanın neticesi açısından önemli olduğu kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, anılan muvafakatnamelerin davacıların eli ürünü olup olmadığının tespitinden sonra toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/4432, K. 2017/5887, 30 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama